Sunil Gupta, 1970’lerden bu yana kuir hayatları belgeleyen fotoğraflarını ve bu çalışmaların arkasındaki hikâyeleri, Cambridge’deki Kettle’s Yard retrospektifi öncesinde değerlendirdi. Hindistan’da doğan, Kanada’da büyüyen ve New York’ta iki yıl eğitim aldıktan sonra 1978’de Birleşik Krallık’a taşınan Gupta, kariyeri boyunca kamusal alanla mahremiyet, gerçeklikle kurgu arasındaki sınırları araştırdı.
Fotoğrafçının çalışmaları, insanların birbirleriyle kurduğu ilişkileri ve sevgi biçimlerini, siyaset ile toplumdaki değişimlerin arka planında ele alıyor. Gupta’nın Hindistan’daki sergilerinden biri hükümet tarafından kapatıldı. Birleşik Krallık’taki ilk yıllarında fotoğrafçı Tessa Boffin’le birlikte çalışan Gupta, küratörlerin kendilerini geri çektiğini hatırlatarak “Deri giyen iki kuir onlar için fazlaydı” dedi. Gupta, cinsellikleri konusunda açık davranmaktan çekinmediklerini de vurguladı.

Sunil Gupta’nın Fotoğraflarında Sokak ve Görünürlük
Gupta’nın anlattığı karelerden biri, New York’taki Christopher Street’te çekildi. Fotoğrafçı, o dönemde sokakta Asyalı insanları görmenin alışılmadık olduğunu ve sağ tarafta yer alan kişide kendisinden bir parça gördüğünü söyledi.
Karedeki saç ve kıyafetlerin, o çevreye ait görünme arzusunu yansıttığını belirten Gupta, ön plandaki kişileri Christopher Street’te vakit geçiren erkeklerle ilişkilendirdi. Sokağın daha ilerisindeki yalnız figürün ise kamusal alanda flört etmenin yalnızlığına işaret ettiğini ifade etti.
Fotoğrafçının Delhi’ye dönüşüyle ortaya çıkan çalışmalar, bu serginin bir başka önemli bölümünü oluşturuyor. Gupta, çocukluğunun geçtiği bir mezarın çevresinde büyüdüğünü ve bu yapının çalışmalarında tekrar tekrar yer aldığını anlattı.
Yaklaşık 1982’de Delhi’de eşcinsel erkekleri fotoğraflamak isteyen Gupta, konu hakkında kamusal bir dil bulunmadığını söyledi. İnsanlar kamusal alanlarda buluşsa bile bu konuda konuşulmaması nedeniyle önce başsız portreler çekmeye başladı. Bu yaklaşımın içinden seçtiği bir fotoğraf, Royal College of Art’taki diploma sergisinde yer aldı ve daha sonra yayımlanan ilk fotoğrafı oldu.

1992’de Avrupa Tartışması İçin Hazırlanan Kolajlar
Gupta, erken dönem çalışmalarında düşük çözünürlüklü tarayıcılara sahip ilk Apple bilgisayarlarını da kullandı. Soho’da bir kafede büyük boyutlu baskılar aldığı kolaj serisi, 1992’de Avrupa’nın ortak para birimine geçiş tartışmalarının yaşandığı dönemde hazırlandı.
Fotoğrafçı, o yıllarda Birleşik Avrupa fikrini Almanya’yı merkezine alarak hayal etti. Commonwealth ülkelerinden gelen göçmenler açısından tartışmanın önemli bir boyutu da Birleşik Krallık’ta yaşama hakkının kaybedilebileceği endişesiydi.
Section 28 Döneminde Kurulan Sahte Çiftler
Gupta’nın bir başka çalışması, Thatcher hükümeti tarafından 1988’de yürürlüğe konan ve daha sonra Section 28 olarak anılan düzenlemeyle bağlantılı başladı. Yasa, yerel yönetimlerin ve okulların “eşcinselliği teşvik etmesini” yasaklıyordu.
Fotoğrafçı, 1980’lerin sonunda Brixton’da beyaz partneriyle yaşadığını ve çevresindeki çiftlerin çoğunun farklı ırklardan insanlardan oluştuğunu anlattı. Bu ilişkileri fotoğraflamak istediğinde Siyah ve Asyalı modellerin kuir temalı çalışmalarda yer almasının zor olduğunu belirtti. Kimsenin açık kimliğiyle fotoğraflanmak istememesi nedeniyle karelerde tanıdığı insanların oluşturduğu sahte çiftleri kullandı.
2005’te Hindistan’a Dönüş
Gupta’nın 2005’te Hindistan’a dönüşü de sergideki anlatının önemli duraklarından biri. Leh’te film ve tiyatro alanında çalışan bir kişiyle tanıştığını anlattı.
Kettle’s Yard’daki retrospektif sergi öncesinde Gupta, kariyerinden 10 dönüm noktası niteliğindeki görüntüyü ve bu karelerin ortaya çıktığı koşulları paylaştı. Fotoğrafları, kuir hayatların farklı dönemlerde hangi riskler, sessizlikler ve görünürlük mücadeleleri içinde kayda geçirildiğine odaklanıyor.
