Mark Ruffalo antisemitizm suçlamasıyla karşı karşıya kalmasının ardından George Clooney’den destek aldı. Paramount’ın, oyuncunun bir ticari anlaşmazlık bağlamında “antisemitik kalıplara başvurduğunu” öne sürmesi üzerine Clooney, Ruffalo’nun özgürce konuşma hakkını savundu ve suçlamayı “saçmalık” olarak nitelendirdi.
Gelişme, 170’ten fazla Yahudi sanatçının Ruffalo lehine açık mektup imzalamasından bir gün sonra yaşandı. Wallace Shawn, Hannah Einbinder, Joel Coen ve Naomi Klein’ın da imzacıları arasında bulunduğu “Enough!” başlıklı mektup, antisemitizm suçlamalarının eleştirileri susturmak için kullanılmasına son verilmesini talep ediyor.

Mark Ruffalo ile Paramount Arasındaki Anlaşmazlık
Ruffalo, geçen ay teknoloji şirketi Oracle ile İsrail ordusu arasındaki bağlantıları eleştirdi. Oracle, Paramount Skydance yöneticisi David Ellison’ın babası Larry Ellison’a ait bir şirket olarak kaynakta yer alıyor.
Oyuncu, İsrail ordusunun eylemlerini “Oracle tarafından güçlendirilen apartheid temelli bir baskı sistemi üzerine kurulmuş” bir “soykırım” olarak tanımladı. Ruffalo aynı zamanda Paramount ile rakip stüdyo Warner Bros arasındaki, 111 milyar dolar (81 milyar sterlin) değerinde olduğu belirtilen birleşmeye yönelik itirazını da açıkça dile getirdi.
Bu karşı çıkışta David Ellison’ın ABD Başkanı Donald Trump’la olan siyasi bağlarının etkili olduğu aktarıldı. Paramount ise Ruffalo’nun açıklamalarının ardından yaptığı değerlendirmede, bir ticari anlaşmazlık uğruna antisemitik kalıplara başvurulmasından rahatsızlık duyduğunu bildirdi. Şirket, hiçbir türden önyargıya tolerans göstermediğini de açıkladı.

George Clooney: “İfade Özgürlüğünü Yasaklamayacağız”
Clooney, Variety’ye yaptığı açıklamada Mark Ruffalo’nun konuşma özgürlüğünü desteklediğini söyledi. Oyuncu, “Bu saçmalık. İfade özgürlüğünü yasaklamayacağız. Tamamen karşı çıktığım zamanlarda bile ifade özgürlüğüne inanıyorum. Bu önemli. Aslında demokrasinin işleyişinin bir parçası da bu” ifadelerini kullandı.
Clooney, Paramount ve Warner Bros arasındaki olası birleşmeye ilişkin değerlendirmesinde ise sürecin karmaşık olduğunu belirtti. Birleşmenin anlaşmayı gerçekleştirmeye çalışanlar açısından mali olarak nasıl anlamlı hale geleceğini göremediğini söyleyen oyuncu, büyük şirketlerin birleşmesinin çok sayıda kişinin işini kaybetmesine yol açabileceği konusunda endişeli olduğunu dile getirdi.
“Büyük bir şirketin başka bir şirketi yutması beni endişelendiriyor” diyen Clooney, büyük şirketlerin birleşerek güçlerini artırdığı durumlarda iş kayıpları konusunda kaygı duyduğunu ifade etti.
170’ten Fazla Yahudi Sanatçıdan Açık Mektup
“Enough!” başlıklı mektupta, Filistin halkına yönelik saldırı ile ülke içindeki özgürlüklere yönelik saldırının birbiriyle bağlantılı olduğu görüşü savunuldu. Metin, bu bağlantı hakkında konuşan kişilere yöneltilen “yanlış ve tehlikeli” antisemitizm suçlamalarının kullanılmasına tepki gösterdi.
Broad City oyuncusu Ilana Glazer da Ruffalo’ya yönelik suçlamanın meşru eleştirileri susturmanın tehlikeli bir yolu olduğunu söyledi. Glazer, oyuncunun büyük bir kurumsal birleşmeyi sorguladığı için antisemitik olarak nitelendirilmesini “saçma” olarak değerlendirdi.
Ruffalo Suçlamaya X Üzerinden Yanıt Verdi
Ruffalo, cuma günü 21 Ağustos’ta X üzerinden Paramount’ın açıklamasına karşılık verdi. Oyuncu, kendisine yöneltilen antisemitizm suçlamasını “dehşet verici ve temelden dürüstlükten yoksun” sözleriyle tanımladı.
İsrail başbakanının eylemlerini, askerî teknoloji sözleşmesini ya da bu teknolojiyi sağlayan yöneticileri eleştirmenin Yahudi halkını eleştirmekle aynı anlama gelmediğini belirten Ruffalo, bu diyaloğun dürüst olmayan biçimde İsrail karşıtlığı olarak çerçevelendiğini savundu.
Ruffalo, görüşlerinin kendi siyasi inançlarından kaynaklandığını ve Yahudi halkına yönelik düşmanlık olarak yorumlanmaması gerektiğini söyledi. Ellison ailesine yönelik eleştirisini “adil ve gerekli” olarak nitelendiren oyuncu, Yahudi toplumunun oyunculuk, aktivizm ve hümanizm konusundaki düşüncelerini derinden şekillendirdiğini de ekledi.
Paramount ile Warner Bros arasındaki birleşme ise Haziran 2027’ye kadar askıda bulunuyor. Anlaşmayla ilgili hukuki meseleler, hâkim tarafından bu tarihte değerlendirilecek.
