Güney Kore’de 109 milletvekilinin gösterimden çıkarılmasını istediği The Assassin(s) filmi için Singapur Film Festivali geri adım atmadı. Singapur Uluslararası Film Festivali (SGIFF), Hur Jin-ho’nun yönettiği yapımın 21 Ekim’de açılış filmi olarak gösterileceğini açıkladı.
Festival, çarşamba günü yayımladığı açıklamada Güney Kore’nin Halkın Gücü Partisi’nden (PPP) gelen talebe doğrudan değinmedi. SGIFF, yalnızca film çevresindeki tartışmadan haberdar olduğunu belirterek seçimin bağımsız küratöryel süreç sonucunda yapıldığını bildirdi.

Festivalden The Assassin(s) İçin Bağımsız Seçim Vurgusu
SGIFF, filmin sanatsal değerini ve çağdaş Asya sinemasına katkısını kararın temel gerekçeleri arasında gösterdi. Festival açıklamasında, yapımcıların filmi gerçek olayları kurgusal karakterlerle birleştiren hayal edilmiş bir hikâye olarak tanımladığı aktarıldı.
Yapım ekibi, filmin tarihi kesin biçimde açıklama, gerçekleri çarpıtma veya siyasi bir gündemi destekleme amacı taşımadığını daha önce ifade etti. SGIFF de yapımı bu çerçevede izleyiciyle buluşturacağını duyurdu.
Festival ayrıca Kore Film Konseyi verilerine yer verdi. Buna göre film, Güney Kore’de yaklaşık 2,5 milyon seyirciyi geçti ve Chuseok tatili boyunca salonlarda yaklaşık yüzde 47 doluluk oranına ulaştı.
Toronto Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan The Assassin(s), festivalin uluslararası Halkın Seçimi ödülünde üçüncü oldu. Hur Jin-ho’nun oyuncular Shim Eun-kyung ve Park Sung-hoon ile birlikte SGIFF açılışına katılması bekleniyor.

Güney Kore’deki Siyasi Tepkinin Gerekçesi
PPP milletvekilleri, festival kararının geri çekilmesini salı günü gönderdikleri mektupla talep etti. Parti grup başkanı Jeong Jeom-sik’in SGIFF İcra Direktörü Jeremy Chua’ya hitaben yazdığı mektupta, filmin dönemin Devlet Başkanı Park Chung-hee’nin eşi Yuk Young-soo’nun hayatını kaybettiği olayla ilgili tarihi çarpıttığı savunuldu.
Mektupta yer verilen bir ankete göre 1.017 yetişkinin yüzde 58,2’si filmi tarih çarpıtması olarak değerlendirdi. Katılımcıların yüzde 27,6’sı ise konuyu yaratıcı özgürlük kapsamında gördü.
PPP, Park Chung-hee ile Yuk Young-soo’nun oğlu ve EG Group Başkanı Park Ji-man’ın itirazlarına da dikkat çekti. Çiftle bağlantılı vakıfların yapım için özür talep ettiği ve gösterimlerin sona erdirilmesini istediği belirtildi.
Jeong, partisinin sanatsal özgürlüğe ve festival bağımsızlığına saygı duyduğunu yazdı. Ancak modern Kore tarihine aşina olmayan uluslararası izleyicilere filmin açılış galası kapsamında sunulmasının, Güney Kore’deki tartışmanın ülke dışına taşınmasına yol açabileceğini savundu.
Film Krizi Busan Film Festivali’ne de Yansıdı
Tartışma, filmin Güney Kore’deki festival programını da etkiledi. Busan Uluslararası Film Festivali (BIFF), 1 Ekim’de yapımın oyuncusu Lee Min-ho ile düzenlenmesi planlanan “Actors House: Lee Min-ho” kariyer söyleşisini kaçınılmaz koşulları gerekçe göstererek iptal etti.
Dağıtımcı Hive Media Corp. ise bir gün sonra oyuncu ve ekip üyelerini BIFF kapsamındaki tüm etkinliklerden çekti. Açılış töreni ile açık hava sahne selamlaması da bu etkinlikler arasında yer aldı. Şirket, kararın güvenlik gerekçesiyle alındığını açıkladı.
Aynı gün muhafazakâr bir grup, oyuncu Yoo Hae-jin’in evinin önünde ay sonuna kadar her gün protesto düzenleyeceğini duyurdu. Kore Yapımcılar Birliği (PGK) ile Kore Sinematograflar Birliği (CGK) ayrı açıklamalar yayımladı. PGK, tartışmanın film eleştirisinin dışına çıkarak yapımcı, yönetmen, oyuncu ve ekip üyelerine yönelik tehditlere dönüştüğünü bildirdi.
PGK, projede yer alan kişilerin özel bilgileri ve aile ilişkilerinin açığa çıkarılmasının ya da günlük faaliyetleri üzerinde baskı kurulmasının meşru eleştiri sayılamayacağını vurguladı.
The Assassin(s) Filminin Konusu
Güney Kore’de 23 Eylül’de gösterime giren filmde Yoo Hae-jin, 15 Ağustos 1974’te Ulusal Tiyatro’da yaşanan silahlı saldırıya tanık olan bir polis müfettişini canlandırıyor. Saldırı, Kurtuluş Günü kutlamaları sırasında Yuk Young-soo’nun hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştı.
Park Hae-il bir gazetenin toplum işleri masası yöneticisini, Lee Min-ho ise genç bir muhabiri oynuyor. Resmî soruşturma olayın sorumluluğunu Mun Se-gwang’a yüklerken film belirli bir failin adını vermiyor.
