Questlove belgeselleri, sanatçının kariyerinde yeni bir dönemin kapısını açtı. The Roots solisti, Variety Experience and Culture Summit: The IRL Advantage etkinliğinde Variety’den Jem Aswad ile yaptığı söyleşide, değişime açık kalmanın ve savunmasızlığı kabullenmenin yaratıcı üretim açısından önemini anlattı.
30 yılı aşkın süredir müzik dünyasında faaliyet gösteren Questlove; Jimmy Fallon’ın programındaki stüdyo grubunda on yılı aşkın süredir sahne alıyor, “Hamilton” oyuncu kadrosu albümünde yapımcı olarak yer alıyor, NYU’da yardımcı profesörlük yapıyor, bir podcast sunuyor ve sekiz kitap yazdı. Sanatçı, 2020’den bu yana dört belgesel yönetti.

Questlove Belgeselleri Yeni Bir Yaratıcı Dönem Başlattı
Questlove, belgesel yönetmenliğine başlangıçta karşı çıktığını söyledi. “Olmasını istediğim değişimin kendisi olmalıyım” sözleriyle bu alandaki yaklaşımını özetleyen sanatçı, bugün kendisini hâlâ öğrenen yeni bir sanatçı gibi gördüğünü belirtti.
Prince’i kariyerinin ilk döneminde kendisi için bir “Kuzey Yıldızı” olarak gördüğünü anlatan Questlove, son çalışmasının ardından “Questlove markasının ne olduğunu hâlâ öğreniyorum” dedi. Bu süreci esprili biçimde “Questlove 3.0” olarak tanımladı.
Haziran ayında yayımlanan “Earth, Wind & Fire (To Be Celestial vs That’s the Weight of the World)” belgeselinin yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlenen sanatçı, yapımda grubun kariyerine ve kurucusu Maurice White’a odaklandı. Questlove, belgeseli hazırlarken White’ın grubun kuruluş döneminde okuduğu kitapların çoğunu inceledi. Bu okumalardan mevcut yaratıcılık anlayışı için ilham aldığını söyledi.

Savunmasızlık Yaratıcılığın Merkezinde
Questlove, Miles Davis gibi sanatçılarda gördüğü “fazla havalı” tavrın, kendi plaklarında savunmasızlığı koruma isteğiyle bağlantılı olduğunu dile getirdi. Duyguların ve savunmasızlığın nasıl kullanılacağını öğrenmenin önemine dikkat çekerek bu konunun hem politika hem de yaratıcılıkta görüldüğünü söyledi.
Sanatçının belgesel yönetmenliği 2021’de yayımlanan “Summer of Soul (…or, When the Revolution Could Not Be Televised)” ile başladı. 1969 Harlem Kültür Festivali’ni konu alan yapımın ilk kapanma döneminin ve George Floyd’un hayatını kaybetmesinin ardından düzenlenen protestoların sonrasında izleyiciyle buluştuğunu hatırlatan Questlove, filmin zamanlamasına dikkat çekti.
Bir sonraki projesi “Sly Lives! (aka The Burden of Black Genius)” oldu. Bu filmde, başarılı olduktan sonra Siyah yaratıcıların kendilerini sabote etme eğilimine odaklandığını belirtti. Earth, Wind & Fire belgeselini ise izleyicilerin hayallerine odaklanmasını sağlayacak bir film yapmak istediği için çektiğini söyledi.
The Roots ile Müzik Çalışmaları Sürüyor
Questlove, sinema alanına yönelmesine rağmen müziği bırakmadı. Bu mayıs ayında Roots Picnic 18. kez düzenlendi; festivalin baş sanatçısı Jay-Z oldu. Questlove, etkinliğin yalnızca sanatçıları bir araya getiren bir organizasyon olmadığını, grubun festival programını küratörlük anlayışıyla oluşturduğunu ve bazı sanatçılarla birlikte sahne aldığını söyledi.
“The Tonight Show Starring Jimmy Fallon” programında konukların giriş müziklerini de seçen sanatçı, bazı ünlülerin şarkı talebinde bulunduğunu belirtti. Ona göre programın asıl cazibesi, konukların giriş müziğine kimin karar verdiğinin yarattığı sürprizde yatıyor.
Questlove, grubun aileleriyle birlikte hayatlarını sürdürebilmesine olanak tanıdığı için programın önemli olduğunu söyledi. The Roots’un 35. yılına girdiğini belirten sanatçı, grup üyelerinin hâlâ en iyi arkadaşlar olduğunu ve lise yıllarındaki neşelerini koruduklarını ifade etti.
