Leonard Peltier belgeseli, ABD’de yaklaşık 50 yıl hapis yatan Yerli aktivistin adalet mücadelesini ve cezasının hafifletilmesine uzanan süreci anlatıyor. David France ve Jesse Short Bull imzalı Free Leonard Peltier, ABD’de Yerli Halklar Günü’nde Netflix’te yayımlandı.
Peltier’nin müebbet hapis cezası, Joe Biden tarafından 20 Ocak 2025’te başkanlık görev süresinin bitmesine 14 dakika kala hafifletildi. Bu kararla Peltier, art arda verilen müebbet hapis cezalarının kalanını ev hapsinde geçirebilecek. Karar bir af anlamına gelmiyor.

Leonard Peltier’nin Hapis Süreci Belgeselin Merkezinde
Amerikan Yerlileri Hareketi’nin (AIM) liderlerinden biri olan Leonard Peltier, 1975’te Güney Dakota’daki Pine Ridge bölgesinde iki FBI ajanının hayatını kaybettiği silahlı çatışmayla bağlantılı olarak hapse gönderildi. Peltier, olayda sorumluluğu bulunduğunu her zaman reddetti.
Dava, Peltier’yi destekleyenler ve belgeselde görüşlerine yer verilen kişiler tarafından sonucu baştan belirlenmiş ve adil olmayan bir yargılama olarak değerlendiriliyor. Peltier’nin adı, yıllar içinde ABD’deki Yerli direnişiyle ve federal hükümetin Yerli halklara yönelik uzun süreli uygulamalarıyla birlikte anılmaya başladı.
Biden’ın kararından önce Peltier’nin serbest bırakılması için aktivistler ve avukatlar tarafından uzun yıllar kampanya yürütüldü. Kararın açıklandığı gün bu kişiler, Peltier’nin tutulduğu Florida’daki cezaevinin önünde toplandı. Belgeselin yönetmenleri David France ve Jesse Short Bull da o sırada destekçilerin arasındaydı.
France, Peltier’nin cezasının hafifletileceği açıklanmadan önce “bunun gerçekleşmeyeceğine dair iç karartan bir his” taşıdığını söyledi. Kameraların kayıtta olduğu sırada gelen karar, cezaevi önündeki kalabalıkta büyük bir sevinçle karşılandı.

Film, Amerikan Yerlileri Hareketi’nin Tarihine Uzanan Bir Çerçeve Kuruyor
110 dakikalık yapım, yalnızca Pine Ridge’deki çatışmanın yaşandığı güne odaklanmıyor. Belgesel, Peltier’nin çocukluk yıllarından başlayarak ABD’deki Yerli aktivizminin gelişimini ve AIM’in yıllar boyunca yürüttüğü çalışmaları inceliyor.
Filmin ilk bölümü büyük ölçüde arşiv görüntüleri ve AIM’in artık ileri yaştaki eski üyeleriyle yapılan röportajlardan oluşuyor. Bu bölümde, Yerli çocukları ailelerinden ayırarak asimilasyona zorlayan yatılı okulların yanı sıra zorla tahliyeler ve kabile topraklarına yönelik müdahaleler ele alınıyor.
Peltier, 1960’larda Navajo Ulusu’ndaki bir elektrik santralinde çalışırken Yerli karşıtı polis şiddetiyle karşılaştıktan sonra harekete katıldı. Daha sonra AIM’in Washington’a düzenlediği “kırık anlaşmalar yürüyüşü” kervanında yer aldı ve hareketin Kızılderili İşleri Bürosu’nu (BIA) işgali sırasında güvenlik görevi yaptı.
Belgeselde, BIA binasındaki işgal sırasında kabile topraklarının madencilik amacıyla kullanılmasına yönelik planları doğrulayan belgelerin bulunduğu aktarılıyor. Yapım, Peltier’nin hikâyesini bu belgeler ve dönemin siyasi koşullarıyla birlikte değerlendiriyor.
Pine Ridge Çatışması ve Toprak Meselesi
Filmin önemli bölümlerinden biri Pine Ridge’deki gerilime ayrılıyor. Bölge, ABD’nin en zengin uranyum yataklarından bazılarını barındıran kabile toprakları arasında gösteriliyor.
Peltier’nin bölgeye geldiği dönemde, Dick Wilson’ın yönettiği kabile hükümeti ile kabile üyeleri ve AIM arasında çatışmalar yaşanıyordu. Belgeselde, BIA tarafından desteklenen özel bir grubun da bu gerilimin parçası olduğu anlatılıyor. Eski bir Pine Ridge sakini, o dönemde bölgede 68 kişinin hayatını kaybettiği olay yaşandığını ve tutuklama yapılmadığını söylüyor.
Çatışmanın yaşandığı gün, arşiv görüntülerinde tanklar ve askerî tarzda silahlarla donatılmış FBI görevlileri görülüyor. FBI ile AIM’in güvenlik üyeleri arasındaki silahlı karşılaşmada iki ajan ve AIM üyesi Joe Stuntz hayatını kaybetti. Aynı gün Dick Wilson’ın bölgenin sekizde birini federal hükümete devrettiği aktarılıyor.
Yönetmen David France, filmin amacının olayda tetiği kimin çektiğini araştırmak olmadığını belirtti. France’a göre kapsamlı arşiv çalışması, dönemin insanlarının yaşananların toprak meselesiyle bağlantılı olduğunu bildiğini gösteriyor.
Peltier’nin Mücadelesi Yeni Görüntülerle Anlatılıyor
Free Leonard Peltier, Peltier’nin yıllarca süren hapis sürecini tek başına bir dava dosyası olarak ele almıyor. Yapım, bu süreci Yerli halkların toprak, kimlik ve siyasi haklar için verdiği mücadelenin daha geniş tarihi içine yerleştiriyor.
Peltier, belgesel ekibiyle yaptığı Zoom görüşmesinde “Sadece vazgeçmeyecektim” dedi. Cezasının hafifletilmesinin ardından kalan sürecini ev hapsinde geçirecek olan Peltier’nin, Kuzey Dakota’daki Turtle Mountain Chippewa Bandı bölgesine dönme isteği de yapımda yer alan temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
