İtalya’nın başkenti Roma’da yer alan tarihi bir bazilikada yapılan restorasyon çalışması, ülke genelinde hem siyasi hem de dini tartışmaları beraberinde getirdi. Basilica di San Lorenzo in Lucina’da bulunan bir meleğin yüzünün, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye benzediği iddiası üzerine, İtalya Kültür Bakanlığı ve Roma Piskoposluğu ayrı ayrı soruşturma başlattı. Söz konusu restorasyon, kısa sürede kamuoyunun ve muhalefetin odağına yerleşti.
İddia Nasıl Ortaya Atıldı
Tartışmanın fitilini, İtalya’nın önde gelen gazetelerinden La Repubblica ateşledi. Gazete, bazilikada İtalya’nın son kralına ait mermer büstü çevreleyen iki melekten birinin, restorasyon sonrası “şaşırtıcı derecede çağdaş ve tanıdık” bir yüze kavuştuğunu yazdı. Haberde, daha önce genel hatlara sahip bir kerub figürü bulunan eserin, restorasyonun ardından “ülkenin en güçlü kadınının yüzüne” benzediği öne sürüldü.
Bu değerlendirme, sosyal medyada hızla yayılırken, öncesi ve sonrası fotoğraflar da tartışmanın büyümesine neden oldu.

Kültür Bakanlığı ve Piskoposluk Harekete Geçti
Gelen tepkiler üzerine İtalya Kültür Bakanlığı, teknik ekiplerin restorasyonu yerinde incelemek üzere görevlendirildiğini açıkladı. Bakanlık, yapılan çalışmanın niteliğinin ve hangi yetki çerçevesinde gerçekleştirildiğinin tespit edileceğini, inceleme sonucunda atılacak adımların belirleneceğini duyurdu.
Öte yandan Roma Piskoposluğu da konuyla ilgili soruşturma başlattı. Yapılan açıklamada, kutsal sanat eserlerinin dini amaçlar dışında kullanılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada, dini imgelerin yalnızca ibadet ve toplu dua hayatını desteklemek amacıyla var olduğu özellikle belirtildi.
Giorgia Meloni Tartışmaya Mizahla Yaklaştı
Tartışmanın merkezine yerleşen Giorgia Meloni, konuya sosyal medya üzerinden esprili bir dille yanıt verdi. Instagram hesabından restore edilen meleğin fotoğrafını paylaşan Meloni, “Hayır, kesinlikle bir meleğe benzemiyorum” ifadelerini kullanarak gülme emojisi ekledi. Başbakanın bu yaklaşımı, bazı kesimlerce tansiyonu düşürücü bir hamle olarak değerlendirilirken, muhalefetin tepkisini yatıştırmaya yetmedi.

Kilise Yetkililerinden Açıklama
Bazilikanın rahibi Daniele Micheletti, haber ajansı Ansa’ya yaptığı açıklamada, restorasyonun su hasarı nedeniyle gerekli hale geldiğini söyledi. Micheletti, söz konusu eserin 2000 yılına ait olduğunu ve bu nedenle kültürel miras koruması kapsamında bulunmadığını belirtti. Restorasyonu gerçekleştiren kişiyi savunan rahip, çalışmanın bireysel bir sanatsal müdahale değil, onarım amacı taşıdığını ifade etti.
Rahip Micheletti, “Ben şapelin olduğu gibi restore edilmesini istedim. Neden böyle bir yüz ortaya çıktı, bunu restorasyonu yapan kişiye sormak gerekir” diyerek sorumluluğun kendisine ait olmadığını vurguladı.
Muhalefetten Sert Tepki
Muhalefet partileri ise konuyu yalnızca sanatsal bir tartışma olarak görmedi. Merkez sol Demokratik Parti’den Irene Manzi, restorasyonun kabul edilemez olduğunu söyleyerek, kültürel miras mevzuatının ihlal edilip edilmediğinin araştırılması çağrısında bulundu.
Beş Yıldız Hareketi ise daha geniş bir çerçeveden bakarak, sanatın ve kültürün propaganda aracı haline gelme riskine dikkat çekti. Parti tarafından yapılan açıklamada, figürdeki yüzün kime benzediğinden bağımsız olarak, kutsal sanatın bu tür tartışmalara konu edilmesinin sakıncalı olduğu ifade edildi.
Restoratör Kendini Savundu
Tartışmalar büyürken, restore işlemini gerçekleştiren 80 yaşındaki emekli zanaatkâr Bruno Valentinetti de sessizliğini bozdu. Valentinetti, kendisinden onarım istendiğini ve iki yıl boyunca çalışarak eseri tamamladığını söyledi. Çalışmayı bir yıl önce bitirdiğini belirten Valentinetti, herhangi bir siyasi niyet taşımadığını vurguladı.
Valentinetti’ye göre, restorasyon sırasında eski katmanlar temizlendi ve orijinal çizimler yeniden ortaya çıkarıldı. “Yüzler kaybolmuştu. Ben sadece hatları takip edip renkleri geri getirdim” diyen restorasyon ustası, ortaya çıkan figürün Giorgia Meloni ile ilgisi olmadığını savundu.
Tartışmanın Beklenmedik Etkisi
Tüm bu tartışmaların ilginç bir sonucu da oldu. Valentinetti, yaşananların kiliseye olan ilgiyi artırdığını belirterek, “Son yıllarda bu kadar çok insanın kiliseye geldiğini hiç görmemiştik” dedi. Böylece restorasyon, istemeden de olsa bazilikayı yeniden ülke gündemine taşımış oldu.
Kaynak: The Guardian
