Yeni bir mRNA kanser aşısı, pankreas kanserinin tekrarlamasını önleme konusunda güçlü bir umut oldu. Yapılan küçük çaplı klinik deneyde, aşıyı alan bazı hastaların üç yılı aşkın bir süredir kansersiz kaldığı bildirildi. Bulgular, 19 Şubat’ta Nature dergisinde yayımlandı.
Stony Brook Tıp Merkezi Pankreas Kanseri Merkezi Direktörü Aaron Sasson, çalışmaya dahil olmamasına rağmen sonuçların oldukça dikkat çekici olduğunu vurguladı. Sasson, “Bu hastalar, normalde beklediğimizden çok daha uzun yaşadı” diyerek, pankreas kanseri gibi ölümcül bir hastalıkta böylesine bir başarıyı kayda değer bulduğunu belirtti.
Aşının Mekanizması: Bağışıklık Sistemi Kanseri Tanımayı Öğreniyor
Klasik aşıların aksine, bu mRNA kanser aşısı, kansere yakalanmış hastalarda uygulanıyor ve bağışıklık sistemine pankreas kanseri hücrelerini nasıl tanıyacağını öğretiyor. Aşı sayesinde vücut, kansere özgü işaretler taşıyan hücreleri fark edip yok etmeyi öğreniyor.
Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi cerrahi onkologlarından ve çalışmanın baş araştırmacısı Vinod Balachandran, “Aşı, bağışıklık sistemine kanser hücrelerini işaret eden bir alarm veriyor” dedi. Bu sinyalin ardından, T hücreleri adı verilen bağışıklık hücreleri, kanserli hücreleri hedef alıp imha edebiliyor.
Pankreas Kanserinde İhtiyaç Acil: Etkili Bir Tedavi Arayışı
Mevcut tedaviler arasında cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve çeşitli kanser ilaçları bulunsa da pankreas kanserinde başarı oranları oldukça düşük. Dünya genelinde her yıl 450 binin üzerinde insan bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Üstelik pankreasın vücudun derinliklerinde yer alması ve semptomların belirsizliği, teşhisi genellikle ileri evreye bırakıyor.
Sasson, “Pankreas kanseri teşhisi alan bir hastanın ölüm oranı çok yüksektir” diyerek, bu tür yenilikçi tedavilere duyulan ihtiyacın altını çizdi.
Kişiye Özel Aşı Üretimi
mRNA kanser aşısı, klasik mRNA teknolojisine benzer şekilde üretiliyor. Ancak bu aşı, COVID-19 aşılarından farklı olarak hastalığın başlamasından sonra uygulanıyor ve tamamen kişiye özel hazırlanıyor. Balachandran, “Her tümör kendine özgü genetik mutasyonlara sahiptir” diyerek, her hasta için önce tümörün genetik yapısının analiz edildiğini ve aşıların bu bilgilere göre hazırlandığını ifade etti.
Aşı, kanser hücrelerinin yüzeyinde bulunan ve bağışıklık sistemine ‘tehlike’ sinyali veren mutant proteinlerin genetik kodlarını içeriyor. Bu kodlar sayesinde üretilen T hücreleri, hem kanserli hücreleri yok ediyor hem de yıllar boyunca vücutta kalıp olası bir nüksetmeyi önleyebiliyor.
Klinik Çalışma: Ümit Veren İlk Sonuçlar
Gerçekleştirilen küçük çaplı klinik çalışmada 16 pankreas kanseri hastasına aşı uygulandı. Bu hastalardan sekizinde güçlü bir bağışıklık yanıtı oluştu ve üç yılı aşkın süredir yalnızca iki hastada hastalık yeniden görüldü. Diğer sekiz hastadan yedisinde ise bir yıl içinde kanser nüksetti.
Balachandran, “Uzun süreli ve etkili bir kanser aşısı için sadece bağışıklık hücresi üretmek değil, bu hücrelerin yıllarca işlevini koruması da gerekiyor” diyerek araştırmanın önemine dikkat çekti.
Neden Herkeste İşe Yaramadı?
Araştırma ekibi, bazı hastalarda aşının neden etkisiz kaldığını henüz kesin olarak belirleyemedi. Ancak Balachandran, dalağı alınan hastalarda bağışıklık tepkisinin daha zayıf olduğunu gözlemlediklerini, dalak gibi bağışıklık sisteminin önemli bir organının eksikliğinin aşı etkinliğini azaltabileceğini söyledi.
Kanser Aşıları İçin Yeni Bir Yol Haritası
Bu buluş, yalnızca pankreas kanseri için değil, birçok kanser türü için de umut veriyor. Halihazırda melanom, kolorektal kanser ve diğer birçok kanser türüne karşı benzer mRNA bazlı kanser aşıları üzerinde çalışmalar sürüyor. Balachandran, “Bu yöntem, daha birçok kanser türü için etkili aşıların önünü açabilir” diyerek araştırmanın geleceğe dair önemini vurguladı.