Bilim dünyasında ses getiren yeni bir çalışma, dinozor ayak izlerinin hangi türlere ait olduğunu belirlemede yapay zekâ teknolojisinin ne kadar etkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar tarafından geliştirilen ve DinoTracker adı verilen yeni uygulama, dinozorların milyonlarca yıl önce bıraktığı izleri analiz ederek tür sınıflandırması yapabiliyor. Bilim insanlarına göre sistem, insan uzmanların yaptığı sınıflandırmalarla yaklaşık yüzde 90 oranında örtüşen sonuçlar üretiyor.
- Dinozor Ayak İzleri Bilim İçin Neden Bu Kadar Önemli?
- Mevcut Yapay Zekâ Modellerindeki Temel Sorun Neydi?
- DinoTracker Nasıl Çalışıyor?
- DinoTracker Uygulaması Kullanıcılara Ne Sunuyor?
- Yüzde 90 Başarı Oranı Ne Anlama Geliyor?
- Kuş Benzeri Ayak İzleri Tartışması Yeniden Gündemde
- Bilim Dünyasından Eleştirel Yaklaşım
- Yapay Zekâ Paleontolojide Yeni Bir Dönem Mi Başlatıyor?
Dinozor Ayak İzleri Bilim İçin Neden Bu Kadar Önemli?
Dinozor fosilleri nadir bulunurken, dinozor ayak izleri yeryüzünde çok daha yaygın şekilde korunmuş durumda. Bu izler, dinozorların nasıl yürüdüğü, ne kadar hızlı hareket ettiği ve yaşadıkları çevre hakkında önemli ipuçları sunuyor. Ancak bir ayak izinin hangi türe ait olduğunu belirlemek, sanıldığı kadar kolay değil.

Araştırmanın yazarlarından Steve Brusatte, bu süreci “Külkedisi’nin ayakkabısını ayağa uydurma” benzetmesiyle açıklıyor. Ancak Brusatte’ye göre ayak izinin şekli yalnızca dinozorun ayağına değil, aynı zamanda yürüdüğü çamurun ya da kumun yapısına ve hareket biçimine de bağlı. Bu durum, geleneksel sınıflandırma yöntemlerini zorlaştırıyor.
Mevcut Yapay Zekâ Modellerindeki Temel Sorun Neydi?
Bilim insanları daha önce de yapay zekâ tabanlı ayak izi analiz sistemleri geliştirmişti. Ancak bu sistemler, eğitim sürecinde önceden etiketlenmiş ayak izi verilerine dayanıyordu. Sorun ise bu etiketlerin tamamının kesin doğrular içermemesi ihtimaliydi.
Çalışmanın ilk yazarı Gregor Hartmann, bu duruma dikkat çekerek, bir ayak izinin yanında onu bırakan dinozorun bulunmadığını vurguluyor. Bu nedenle geçmişte yapılan bazı sınıflandırmaların hatalı olabileceğini belirten Hartmann, “Bu etiketlerin bir kısmı büyük olasılıkla yanlış” değerlendirmesinde bulunuyor.
DinoTracker Nasıl Çalışıyor?
Araştırma ekibi bu sorunu aşmak için farklı bir yöntem benimsedi. DinoTracker sistemine, herhangi bir türe ait etiketi bulunmayan 2 bin ayak izi silueti yüklendi. Yapay zekâ, bu izleri kendi içinde karşılaştırarak benzerlik ve farklılıkları analiz etti.
Sistem, analiz sürecinde sekiz temel özellik belirledi. Bu özellikler arasında parmakların açısı, yere temas eden alanın büyüklüğü ve topuk konumu gibi unsurlar yer alıyor. Bu sayede yapay zekâ, izler arasındaki ilişkileri tamamen şekil temelli bir yaklaşımla değerlendirdi.
DinoTracker Uygulaması Kullanıcılara Ne Sunuyor?
Araştırmacılar, geliştirdikleri sistemi yalnızca akademik bir araç olarak bırakmadı. DinoTracker adı verilen ücretsiz uygulama sayesinde kullanıcılar, bir ayak izi siluetini sisteme yükleyerek benzer izleri inceleyebiliyor. Uygulama, yüklenen iz için en yakın yedi benzer ayak izini gösteriyor.
Buna ek olarak kullanıcılar, ayak izinin belirli özelliklerini değiştirerek bu değişimlerin sınıflandırmayı nasıl etkilediğini de gözlemleyebiliyor. Bu yönüyle uygulama, hem bilim insanları hem de meraklılar için öğretici bir araç niteliği taşıyor.
Yüzde 90 Başarı Oranı Ne Anlama Geliyor?
Araştırma ekibine göre DinoTracker, insan uzmanların yaptığı sınıflandırmalarla yaklaşık yüzde 90 oranında aynı sonuçlara ulaşıyor. Ancak uzmanlar, bu oranın sistemin tamamen hatasız olduğu anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Ayak izinin yaşı ve oluştuğu zemin gibi faktörler hâlâ insan kontrolü gerektiriyor.
Bu sonuçlar, yapay zekânın paleontoloji alanında destekleyici bir araç olarak önemli bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.

Kuş Benzeri Ayak İzleri Tartışması Yeniden Gündemde
Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de, Triyas ve erken Jura dönemine ait bazı ayak izlerinin oldukça kuş benzeri özellikler göstermesi oldu. Bu izler, bilinen en eski kuş fosillerinden yaklaşık 60 milyon yıl daha eski.
Steve Brusatte’ye göre bu benzerlikler, yalnızca hayal gücünün ürünü değil. Ancak bu durum, kuşların düşündüğümüzden çok daha eski bir geçmişe sahip olduğu anlamına da gelmeyebilir. Brusatte, bu izlerin kuşlara benzeyen ayaklara sahip etçil dinozorlar tarafından bırakılmış olmasının daha olası olduğunu ifade ediyor.
Bilim Dünyasından Eleştirel Yaklaşım
Çalışmaya dahil olmayan Jens Lallensack, sistemin güçlü yanlarını kabul etmekle birlikte bazı sınırlamalara dikkat çekiyor. Lallensack’e göre yapay zekânın belirlediği özellikler, her zaman doğrudan ayağın anatomik yapısını yansıtmayabilir.
Ayrıca kuş benzeri izlerin, yumuşak zemine basan bir dinozor ayağının farklı şekilde şekillenmesinden kaynaklanabileceği belirtiliyor. Bu nedenle söz konusu izlerin, kuşların erken ortaya çıkışına kanıt olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Yapay Zekâ Paleontolojide Yeni Bir Dönem Mi Başlatıyor?
Genel değerlendirmeye bakıldığında DinoTracker, yapay zekânın paleontoloji alanında nasıl dönüştürücü bir rol oynayabileceğini gösteren önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, bu tür sistemlerin nihai karar verici değil, bilim insanlarını destekleyen araçlar olarak kullanılması gerektiği konusunda hemfikir.
