Bir ebeveyn platformu olan Mumsnet, 16 yaş altı çocuklara Sosyal Medya Yasağı getirilmesi için çarpıcı bir kampanya başlattı. Sigara paketlerindeki sağlık uyarılarını andıran billboard’lar ve dijital görsellerle hazırlanan kampanya, gençlerin ruh sağlığı üzerindeki risklere dikkat çekiyor.
Kampanyada kamuoyuna açık bir çağrı da var: “Milletvekilinize e-posta gönderin ve 16 yaş altına sosyal medya yasağı talep edin.”
“Bağımlılık İş Modeli” Vurgusu
Mumsnet’in kurucusu Justine Roberts, kampanyanın yalnızca ebeveyn sorumluluğuna indirgenemeyecek bir mesele olduğunu belirtti. Roberts’a göre sorun, çocukların “bağımlılık üzerine kurulu” dijital ürünlere maruz kalması.

Roberts açıklamasında, “Bu, ebeveynlerin sınır koyamaması değil. Bağımlılık üzerine tasarlanmış bir iş modeliyle mücadele ediyoruz. Aileler sonuçlarını gerçek zamanlı olarak izliyor: kompulsif kullanım, uyku kaybı, artan kaygı ve düşen özsaygı” ifadelerini kullandı.
Dolayısıyla kampanya, ebeveynlere değil teknoloji şirketlerine ve siyasilere sorumluluk yüklüyor.

Sigara Uyarısı Gibi Sert Mesajlar
Reklam panolarındaki ifadeler oldukça çarpıcı:
- Günde üç saatten fazla sosyal medya kullanımı, gençlerde kendine zarar verme riskini artırıyor.
- Telefon bağımlılığı, kaygı riskini iki katına çıkarıyor.
- Sosyal medya, yeme bozukluğu riskini yükseltiyor.
- Aşırı kullanım, intihar davranışıyla bağlantılı.
Bu mesajlar özellikle dikkat çekici görsellerle desteklenerek kamu alanlarına taşındı. Kampanya, Rage Against the Screen hareketinin son aşaması olarak tanımlanıyor.
Ebeveynlerin %92’si Endişeli
Platformun 2025 ilkbaharında kullanıcıları arasında yaptığı araştırmaya göre ebeveynlerin yüzde 92’si, sosyal medyanın çocukların ruh sağlığı üzerindeki etkisinden kaygı duyuyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 60’ından fazlası çocuklarının telefona ya da sosyal medyaya bağımlı olduğunu düşünüyor.
Bu veriler, kampanyanın toplumsal karşılık bulma ihtimalini güçlendiriyor.

Hükümetten Sinyal Var Ama Net Yasak Yok
Geçtiğimiz hafta Başbakan, 16 yaş altının sosyal medya erişimini sınırlayacak adımların “yıllar değil, aylar içinde” atılabileceğini söyledi. Ancak bu açıklama, tam kapsamlı bir yasak anlamına gelmiyor.
İngiltere Çocuk Komiseri Dame Rachel de Souza, bir yasağın tek başına çözüm olmayabileceğini belirtti. De Souza’ya göre, yanlış tasarlanmış bir yasak çocukları internetin “daha karanlık köşelerine” itebilir.
Dolayısıyla tartışma yalnızca yasak değil, uygulanabilirlik ve denetim meselesi etrafında dönüyor.
Psikiyatristlerden Düzenleme Çağrısı
Royal College of Psychiatrists, erken ve sınırsız sosyal medya erişiminin gençlerin ruh sağlığı üzerinde kalıcı zarar bırakabileceğine dair kanıtların arttığını açıkladı. Kurum, sosyal medya şirketlerinin anonimleştirilmiş verilerini bağımsız araştırmacılarla paylaşmaya zorlanması gerektiğini savunuyor.
Ayrıca ekran süresinin sosyal faaliyetler, spor ve uyku ile dengelenmesinin önemine dikkat çekiliyor.
Tartışma Yeni Bir Döneme Girebilir
Mumsnet’in sigara paketlerini andıran kampanyası, sosyal medya kullanımını bir halk sağlığı meselesi olarak çerçeveliyor. Bu yaklaşım, dijital platformların tütün ürünleri gibi düzenlenip düzenlenmeyeceği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Görünen o ki 16 yaş altına yönelik Sosyal Medya Yasağı tartışması, önümüzdeki aylarda siyasi gündemin merkezine oturacak.
Kaynak: Reuters
