Gazeteci Sedef Kabaş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Kabaş hakkında Cumhurbaşkanına hakaret ve suç işlemeye tahrik suçlamaları yöneltildi. Gözaltı işleminin ardından Kabaş’ın Emniyet’te verdiği ifade kamuoyuna yansıdı.
Soruşturma Sabah Saatlerinde Başlatıldı
Soruşturma, Sedef Kabaş’ın X hesabından yaptığı paylaşımlar üzerine resen başlatıldı. Savcılık, paylaşımların içeriğini inceleyerek iki ayrı suçlama kapsamında işlem tesis etti. Kabaş, sabah saatlerinde gözaltına alınırken, gün içerisinde adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın mevcut ceza mevzuatı çerçevesinde yürütüldüğü, paylaşımların içerik ve bağlam açısından değerlendirildiği belirtildi. Sürecin, ifade alma ve delil değerlendirme aşamasında olduğu kaydedildi.
Emniyet İfadesi Ortaya Çıktı
Basına yansıyan bilgilere göre Sedef Kabaş, Emniyet’te verdiği ifadesinde gazeteci kimliğini vurguladı. Sosyal medya paylaşımlarını ifade özgürlüğü kapsamında yaptığını belirten Kabaş, suçlamaları kabul etmediğini açıkça dile getirdi.
İfadesinde, yaptığı paylaşımların şiddet çağrısı, hakaret, kin ve nefret söylemi içermediğini savunan Kabaş, söz konusu değerlendirmelerin yorum ve eleştiri niteliğinde olduğunu ifade etti. Kabaş, paylaşımlarının arkasında durduğunu ve geri adım atmayacağını da belirtti.

9 Eylül 2025 Tarihli Paylaşım Soruldu
Soruşturma kapsamında 9 Eylül 2025 tarihinde yapılan bir paylaşım, Kabaş’a ayrıntılı şekilde soruldu. İlgili paylaşımda yer alan ifadelerin hakaret suçu oluşturmadığını savunan Kabaş, bu içerikte herhangi bir kişi ya da kuruma yönelik isim, sözcük veya ima yoluyla hakaret bulunmadığını kaydetti.
Kabaş, ifadesinde şu çerçevede değerlendirmelerde bulundu:
- Paylaşımlarında silah kullanımı, şiddet çağrısı ya da terör eylemine teşvik bulunmadığını
- Kullanılan ifadelerin siyasal analiz ve toplumsal yorum niteliği taşıdığını
- Eleştirilerin, kamuoyunda geniş kesimler tarafından dile getirilen görüşlerle örtüştüğünü
özellikle vurguladı.
“Darbe Yalnızca Askeri Olmaz” Vurgusu
Kabaş’ın ifadesinde en dikkat çeken başlıklardan biri, “darbe” kavramına ilişkin değerlendirmesi oldu. Gazeteci, darbenin yalnızca askeri müdahalelerle sınırlı bir kavram olmadığını, siyasal, ekonomik veya sivil yollarla da gerçekleşebileceğine dair görüşünü dile getirdi.
Bu noktada Kabaş, yaptığı paylaşımın kavramsal ve teorik bir tartışma içerdiğini savundu. İfadelerinde, bu yaklaşımın akademik, siyasal ve toplumsal literatürde sıkça kullanılan bir değerlendirme biçimi olduğunu belirtti.
Paylaşımların Arkasında Durduğunu Söyledi
Sedef Kabaş, ifadesinde paylaşımlarını geri çekmediğini ve içeriklerinin arkasında durduğunu açıkça ifade etti. Bazı ifadelerin gerçek durum tespiti, bazılarının ise yorum olduğunu belirten Kabaş, bunların kamuoyunda milyonlarca kişi tarafından dile getirilen görüşlerle örtüştüğünü savundu.
Gazeteci, bu paylaşımların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, soruşturmanın bu sınırlar içerisinde ele alınmasının önemine dikkat çekti.
Hukuki Süreç Nasıl Devam Edecek?
Mevcut durumda dosya, savcılık değerlendirme aşamasında bulunuyor. Sedef Kabaş, ifadesinin ardından İstanbul Anadolu Adliyesi’ne sevk edilecek. Savcılık, ifadenin ardından serbest bırakma, adli kontrol talebi veya tutuklama istemi gibi seçenekleri değerlendirecek.
Hukuk çevreleri, sürecin Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde ele alınmasının kritik olduğunu belirtiyor. Özellikle ifade özgürlüğü ile cezai sorumluluk arasındaki denge, dosyanın seyrini belirleyecek temel unsur olarak görülüyor.
Kamuoyunda Tartışmalar Sürüyor
Kabaş’ın gözaltına alınması ve ifadesinin ortaya çıkması, kamuoyunda basın özgürlüğü, sosyal medya paylaşımları ve ceza soruşturmaları başlıklarını yeniden gündeme taşıdı. Gazeteciler, hukukçular ve siyasetçiler, olayın farklı boyutlarını tartışmaya devam ediyor.
Uzmanlar, davanın sonucunun yalnızca bireysel bir dosya olmanın ötesinde, gazetecilerin ifade alanı açısından da emsal teşkil edebileceğine dikkat çekiyor.
