Korku sinemasının kült serilerinden Scream, yedinci filmiyle yeniden izleyici karşısında. Scream 7, serinin ikonik karakteri Sidney Prescott’ı yeniden merkeze alırken, “köklere dönüş” vaadiyle yola çıkıyor. Ancak ortaya çıkan tablo, hem nostaljik hem de fazlasıyla temkinli bir devam filmi izlenimi bırakıyor.
Başrolde yeniden Neve Campbell var. Sidney Prescott artık sadece “Final Girl” değil; aynı zamanda bir anne. Travma, geçmiş ve bitmeyen Ghostface kabusu yeniden kapıyı çalıyor. Ancak bu kez soru farklı: Artık kimsenin Ghostface’in kim olduğuna gerçekten aldırdığı var mı?

Sidney Prescott Yeniden Merkezde
Film, Sidney’in evinde başlayan gerilimli bir kovalamacayla dikkat çekiyor. Ghostface’in saldırısı sırasında Sidney ve kızı Tatum’un duvar arkasındaki dar bir geçitte ilerlediği sahne, serinin klasik gerilim tonunu kısa süreliğine yakalıyor.
Ne var ki henüz 45. dakikada maskenin düşmesi ve katilin kimliğinin açığa çıkması, gizemi zayıflatıyor. Üstelik Ghostface’in genellikle birden fazla kişi olduğuna dair yapılan diyalog, serinin yıllardır kullandığı sürpriz mekanizmasını neredeyse otomatik bir klişeye dönüştürüyor.
Meta Korku Damarı Zayıflıyor
İlk filmleri yazan ve seriye meta-korku kimliği kazandıran Kevin Williamson, bu kez yönetmen koltuğunda. Ancak “Scream”i farklı kılan o akıllı slasher çözümlemeleri ve korku filmi referansları büyük ölçüde geri planda kalmış durumda.
Seri, VHS döneminin kendine özgü ironik havasından uzaklaşıp daha düz bir korku filmine evriliyor. Elbette şok anları ve birkaç kanlı sahne var; örneğin lise tiyatrosu provasında yaşanan cinayet görsel açıdan etkileyici. Fakat genel olarak film ne yeterince korkutucu ne de yaratıcı derecede vahşi.

Ghostface Gizemi Artık Eskisi Kadar Çekici Mi?
Serinin son iki filmi yoğun arka plan hikâyesi ve karakter kalabalığıyla ilerlemişti. Buna karşın Scream 7, daha sade bir yapı tercih ediyor. Ancak bu “temel formüle dönüş” yaklaşımı, filmi biraz fazla basit kılıyor.
Sidney’in travmasına odaklanan dramatik ton, korku tarafının enerjisini azaltıyor. Courteney Cox’un canlandırdığı Gale Weathers geri dönüyor; fakat medya eleştirisi boyutu bu kez yüzeysel kalıyor.
Ghostface’in telefon sahneleri hâlâ Roger L. Jackson’ın sesiyle etkileyici. Ancak maskenin arkasındaki kişinin kim olduğu artık serinin en büyük heyecan unsuru olmaktan çıkmış gibi görünüyor.
Nostalji Mi, Yaratıcı Risk Mi?
Filmde geçmişe yapılan göndermeler dikkat çekiyor. Özellikle Matthew Lillard’ın canlandırdığı Stu karakterinin yeniden gündeme gelmesi, nostaljik bir heyecan yaratıyor. Ancak bu hamleler, yaratıcı riskten çok güvenli alan tercihi gibi duruyor.
Scream serisi yıllarca korku türünü hem tiye alıp hem de yeniden inşa ederek ayakta kaldı. Oysa bu yeni film, zekice oyunlar oynamak yerine daha güvenli bir devam halkası sunuyor.

Eğlenceli Ama Fazla Temkinli
Scream 7, hafta sonu gişesinde izleyiciyi salonlara çekebilecek kadar şok ve mizah barındırıyor. Fakat serinin bir zamanlar sunduğu keskin meta zekâ ve tür eleştirisi bu kez sınırlı.
Neve Campbell’ın dönüşü güçlü bir nostalji etkisi yaratıyor. Ancak film, korku türünün sınırlarını zorlamak yerine onları tekrar ediyor.
