Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, kamuoyunda tartışmalara yol açan boykot çağrıları hakkında dikkat çekici bir açıklamada bulundu. Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, boykot çağrısına destek veren tüm medya organlarının RTÜK tarafından yakın takibe alındığını duyurdu. Başkan, gereğinin yapılacağını belirterek medya kuruluşlarına açık bir mesaj gönderdi.
Boykot Çağrısı Ülke Genelinde Yankı Uyandırdı
Ekrem İmamoğlu‘nun tutuklanması sonrası başlayan süreçte, 2 Nisan’da üniversite öğrencileri tarafından yapılan boykot çağrısı kısa sürede ülke çapında yayıldı. Sadece öğrenciler değil, çok sayıda sanatçı, siyasetçi ve sivil toplum temsilcisi de kampanyaya destek verdi. Bu isimler arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel de yer aldı. Fakat iktidar cephesi, bu sürece sert tepki gösterdi.
AKP ve Cumhurbaşkanlığı’ndan Peş Peşe Açıklamalar
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, boykot çağrısını, “Türkiye’yi topyekûn tehdit etmek” olarak nitelendirirken, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi de yaptığı ortak açıklamada, bu kampanyayı “ekonomik bağımsızlığa darbe girişimi” şeklinde değerlendirdi. Ayrıca, boykot çağrılarının ticari zarara yol açması durumunda tazminat davalarının açılabileceği duyuruldu.
Boykot Yapanlara Soruşturma Başlatıldı
1 Nisan itibarıyla, nefret ve ayrımcılık ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamalarıyla soruşturma başlatıldığı açıklandı. Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte, boykot çağrısına destek veren birçok sanatçı, gazeteci ve akademisyenin de inceleme altına alındığı belirtildi.
RTÜK Başkanı: “Takip Ediyoruz, Gereği Yapılacak”
Bu gelişmelerin ardından RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, sosyal medya platformu X üzerinden şu açıklamayı yaptı:
“Millî ekonomiyi hedef alan boykot çağrılarıyla, Türkiye’nin değerleri ve kazanımları zedelenmek isteniyor. Ancak milletimiz, emeğine, üretimine ve değerlerine sahip çıkacaktır. İtibar kaybeden bazı çevrelerin, manipülatif söylemlerle birlik ve beraberliğimizi bozma çabaları asla başarıya ulaşamayacaktır. Boykot çağrısında bulunan, destek veren kanallar ve yayınlar RTÜK uzmanlarımızca anbean takip edilmekte olup, gereği yapılacaktır.”
Medya ve Sanat Dünyası Tedirgin
RTÜK’ün bu açıklaması, medya dünyasında geniş bir tartışmayı beraberinde getirdi. Gazeteciler, oyuncular ve yayıncılar, bu ifadelerin basın özgürlüğüne yönelik bir baskı unsuru olabileceğini savundu. Pek çok yayıncı kuruluş ve gazeteci sosyal medyada tepkilerini dile getirdi.
Boykot Tartışması Büyüyor
Öte yandan, boykot çağrısına verilen siyasi ve hukuki tepkiler sadece RTÜK ile sınırlı kalmadı. İktidara yakın medya organları da, çağrıya destek veren sanatçıları ve televizyon kanallarını hedef aldı. Tartışmalar, ülkedeki ifade özgürlüğü ve sanatçılara yönelik baskı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
RTÜK’ün Rolü Tartışılıyor
RTÜK’ün açıklamasında yer alan “gereği yapılacaktır” ifadesi, özellikle gazeteci ve hukukçular tarafından eleştirildi. Hukukçular, medyanın sansür ve baskı altında tutulmaması gerektiğini, boykot gibi sivil eylemlerin suç kapsamına alınmasının, demokratik bir toplumun temel ilkeleriyle çeliştiğini savundu.
Boykot, Sadece Bir Ekonomik Tartışma Değil
Yaşanan gelişmeler, boykot tartışmasının ekonomik bir mesele olmaktan çıkıp, doğrudan ifade özgürlüğü ve demokrasi tartışmasına dönüştüğünü gösterdi. Özellikle medya ve sanat dünyasında, bu adımların ilerleyen günlerde daha sert sonuçlar doğurabileceğine dair endişeler artmış durumda.