Türkiye’nin en büyük gıda perakendecilerinden Migros, çalışma hayatında dikkat çeken bir adım attı. Şirket, dağıtım merkezlerinde taşeron firmalar aracılığıyla yürütülen istihdam modelini değiştirerek, Türkiye genelindeki 43 dağıtım merkezinde görev yapan 7 bin 875 çalışanı kadrosuna dahil etti. Bu gelişmeyle birlikte Migros’un doğrudan çalışan sayısı 63 bine ulaştı.
Atılan adım, hem lojistik operasyonların yeniden yapılandırılması hem de çalışan haklarının güçlendirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Migros yönetimi, bu kararın uzun vadeli büyüme stratejisinin bir parçası olduğunu vurguluyor.
Dağıtım Merkezlerinde Yapı Değişti
Migros, son yıllarda artan depo yatırımları ve genişleyen lojistik ağı doğrultusunda, dağıtım merkezlerindeki operasyonları ana faaliyetleriyle daha entegre bir şekilde yürütmeyi hedeflediğini açıkladı. Bu kapsamda, taşeron firmalar tarafından yönetilen yapı sonlandırıldı ve çalışanlar doğrudan Migros bünyesine alındı.
Şirket yetkilileri, bu dönüşüm sayesinde operasyonel verimliliğin artacağını, hizmet kalitesinin güçleneceğini ve çalışan bağlılığının daha sağlam bir zemine oturacağını belirtiyor. Ayrıca bu adımın, gıda tedarik zincirinde sürekliliği sağlamaya yönelik stratejik bir hamle olduğu ifade ediliyor.
Toplu İş Sözleşmesi Hakları Devreye Giriyor
Kadroya geçen 7 bin 875 çalışan, mevcut kazanılmış haklarının yanı sıra Migros Grubu’nda yaklaşık 45 bin çalışanın yararlandığı toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sendikal haklardan da faydalanabilecek. Bu durum, çalışanların ücret, sosyal haklar, çalışma koşulları ve iş güvencesi açısından daha güçlü bir pozisyona gelmesi anlamına geliyor.
Migros, mağazalarında 54 yıldır sendikalı çalışma sistemi uyguladığını hatırlatarak, bu kültürün dağıtım merkezlerine de yayılmasının önemli bir kazanım olduğunun altını çizdi. Uzmanlara göre bu hamle, özel sektörde taşeron istihdamdan kadrolu yapıya geçiş konusunda örnek teşkil edebilecek nitelikte.
Migros’tan Resmî Açıklama
Migros tarafından yapılan açıklamada, gıda perakendeciliğinde insan kaynağının kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Gıda perakendecisi olarak en önemli önceliğimiz, halkımıza kesintisiz olarak sağlıklı gıdayı ulaştırmak. Dağıtım merkezlerindeki çalışanlarımızın Migros kadrosuna katılmasıyla gücümüze güç kattık.”
Şirket, bu adımın yalnızca bir istihdam düzenlemesi olmadığını, aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirlik, çalışan memnuniyeti ve uzun vadeli büyüme hedeflerinin bir parçası olduğunu da vurguladı.
KAP Bildiriminde Detaylar Paylaşıldı
Migros, konuya ilişkin detayları KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) üzerinden de kamuoyuyla paylaştı. Bildirimde, son yıllarda yapılan depo yatırımlarıyla büyüyen dağıtım merkezi operasyonlarının ana faaliyetlerle uçtan uca entegre edilmesi amacıyla bu kararın alındığı ifade edildi.
KAP açıklamasında, kadroya geçen çalışanların Migros’ta uzun yıllardır uygulanan toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sendikal haklardan yararlanacağı özellikle vurgulandı. Böylece taşeron yapıdan gelen çalışanlar da Migros’un kurumsal çalışma standartlarına dahil edilmiş oldu.
Sektör İçin Ne Anlama Geliyor?
Uzmanlar, Migros’un bu kararının yalnızca şirket içi bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Artan iş güvencesi tartışmaları, taşeron istihdam modelleri ve sendikal haklar çerçevesinde bu adımın, perakende ve lojistik sektöründe yeni bir yaklaşımı tetikleyebileceği ifade ediliyor.
Ayrıca, kadrolu istihdamın artmasıyla birlikte çalışan bağlılığının güçlenmesi, operasyonel hataların azalması ve müşteri memnuniyetinin dolaylı olarak artması bekleniyor. Bu yönüyle Migros’un hamlesi, yalnızca çalışanlar için değil, tüketiciler ve sektör genelinde de etkiler yaratabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
