İstanbul’da görülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran Manifest grubu davasında karar çıktı. “Teşhir suretiyle hayasızca hareketlerde bulunma” suçlamasıyla yargılanan grup üyeleri hakkında 3 ay 22 gün hapis cezası verildi. Ancak mahkeme, sanıklar açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Ayrıca grup üyeleri ve dosyada yer alan sanatçı hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adlî kontrol tedbiri de kaldırıldı.
Karar, İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından dosya üzerinden verildi. Duruşma açılmadan sonuçlanan dosyada, mahkeme gerekçesinde sahne performanslarında yer alan hareketlerin Türk Ceza Kanunu’nun 225/1 maddesi kapsamında değerlendirildiği belirtildi.
Savcılık Ne İstemişti
Süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyle başladı. Savcılık, Manifest grubu üyeleri ile “Aydeed” sahne adıyla tanınan Ayça Dalaklı hakkında, konser görüntülerinde yer alan sahne performansları gerekçesiyle 1 yıla kadar hapis cezası talep etti.
İddianamede, sahnede sergilenen dans figürlerinin ve fiziksel temas içeren hareketlerin “teşhir suretiyle hayasızca hareket” suçunu oluşturduğu ileri sürüldü. Dosya, ilgili mahkeme tarafından kabul edilirken, sanıkların duruşmaya çıkarılmasına gerek görülmeden evrak üzerinden inceleme yapılmasına karar verildi.
Kimler Hakkında Ceza Verildi
Mahkeme, dosyada yer alan isimler hakkında ayrı ayrı hüküm kurdu. Buna göre:
- Ayça Dalaklı (Aydeed)
- Esin Bahat
- Hilal Yelekli
- Lidya Pınar
- Sueda Uluca
- Zeynep Sude Oktay
- Mina Solak
hakkında 3 ay 22 gün hapis cezası verildi. Ancak sanıkların sabıkasız olması ve yeniden suç işlemeyeceklerine dair kanaat oluşması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlaştırıldı.
Bu karar doğrultusunda, belirlenen denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlenmemesi hâlinde verilen cezalar hukuki sonuç doğurmayacak.
Yurt Dışı Çıkış Yasağı Kaldırıldı
Dosyada dikkat çeken bir diğer gelişme ise adlî kontrol tedbirlerine ilişkin oldu. Mahkeme, sanıklar hakkında daha önce uygulanan yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verdi. Böylece Manifest grubu üyeleri ve Ayça Dalaklı üzerindeki seyahat kısıtlaması sona ermiş oldu.
Bu karar, özellikle grubun yurt dışı etkinlikleri ve müzik faaliyetleri açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Mahkeme Gerekçesi Dikkat Çekti
Mahkemenin gerekçeli kararında, sahne performanslarına ilişkin ayrıntılı bir değerlendirmeye yer verildi. Kararda, sanıkların savunmalarında görüntülerde yer alan kişilerin kendileri olduğunu kabul ettikleri hatırlatıldı.
Gerekçede şu ifadeler öne çıktı:
Sanıkların sahne sırasında sergiledikleri dans figürlerinin;
- Cinsel ilişkiyi çağrıştıracak nitelikte olduğu,
- İki şarkıcının birbirine temas edecek ve kucaklar şekilde hareketler yaptığı,
- Dans esnasında sahneye sırt dönülerek kıyafet üzerinden de olsa cinsel bölgeyi gösterecek biçimde eğilme hareketleri yapıldığı,
- Bir şarkıcının, diğerinin cinsel bölgesine dokunmayı anımsatacak el hareketleri sergilediği
şeklinde yorumlandığı belirtildi.
Mahkeme, bu hareketlerin bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde Teşhircilik yapmak suretiyle hayasızca hareketler suçunun unsurlarını oluşturduğuna kanaat getirdi.
Dosya Duruşmasız Karara Bağlandı
Davanın en dikkat çekici yönlerinden biri, yargılamanın duruşma açılmadan tamamlanmış olması oldu. Mahkeme, mevcut görüntüler, savunmalar ve dosya kapsamındaki delillerin karar vermek için yeterli olduğunu belirtti.
Bu durum, benzer içeriklere sahip davalarda emsal tartışmalarını da beraberinde getirdi. Hukuk çevrelerinde, sahne performanslarının sınırları ve sanatsal ifade özgürlüğü ile genel ahlak kavramı arasındaki çizginin yeniden tartışmaya açılabileceği yorumları yapılıyor.
Karar Kamuoyunda Nasıl Yankı Buldu
Manifest grubu davasında verilen karar, sosyal medyada ve müzik camiasında farklı görüşlerle karşılandı. Bir kesim, sahne performanslarının sanatsal ifade kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunurken; diğer kesim ise kararın toplumsal hassasiyetler açısından yerinde olduğunu ileri sürdü.
Özellikle dijital platformlarda konser ve sahne performanslarının daha geniş kitlelere ulaşması, benzer davaların önümüzdeki dönemde artabileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı.
Süreç Nasıl Devam Edecek
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle, sanıklar açısından süreç denetim süresi boyunca devam edecek. Bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenmemesi hâlinde dava, hukuki sonuç doğurmadan kapanacak.
Öte yandan kararın gerekçesi ve uygulama biçimi, ilerleyen süreçte benzer dosyalar için emsal niteliği taşıyabilecek bir çerçeve sunuyor.
