İsrail basınında yer alan bir iddia, Türkiye’nin Gazze’ye ilişkin yürütülen uluslararası diplomatik temasların dışında bırakıldığı yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. İddiaya göre Türkiye, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından Doha’da düzenlenen ve Gazze Şeridi’nde konuşlandırılması planlanan uluslararası istikrar gücünün ele alındığı konferansa davet edilmedi. Söz konusu konferansın, bölgedeki güvenlik mimarisinin şekillendirilmesi açısından kritik bir adım olduğu vurgulanıyor.
İsrail Basını: Türkiye Listede Yer Almadı
İsrail’in önde gelen yayın organlarından Haaretz, diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD liderliğinde düzenlenen Doha toplantısına 45’ten fazla ülkenin davet edildiğini ancak Türkiye’nin bu listeye dahil edilmediğini ileri sürdü. Haberde, konferansın odağında Gazze’de kurulması planlanan çok uluslu istikrar gücünün yapısı, görev tanımı ve katılımcı ülkelerin yer aldığı belirtildi.
Haaretz’e konuşan Batılı bir kaynak, Türkiye’nin konferansa davet edilmemesinin gerekçesini, Ankara’nın toplantıya katılmayacağının öngörülmesi olarak açıkladı. Ancak bu değerlendirme, diplomatik kulislerde farklı yorumların da gündeme gelmesine yol açtı.
İddia: İsrail Vetosu Etkili Oldu
Haberde yer alan bir diğer dikkat çekici iddiaya göre, Türkiye’nin davet edilmemesi, İsrail’in Gazze’de planlanan uluslararası istikrar gücüne Türkiye’nin katılımına karşı çıkmasıyla doğrudan bağlantılı. Kaynaklar, İsrail’in bu konuda net bir tutum sergilediğini ve süreci Washington nezdinde etkilediğini öne sürüyor.
Bu iddia, Türkiye’nin Gazze konusunda son dönemde sergilediği diplomatik duruşun, bazı aktörler tarafından rahatsızlıkla karşılandığı yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.
“Doha Ve Ankara, Washington’a Baskı Yapıyor”
Haaretz’e konuşan Arap bir kaynak, Türkiye’nin konferansa davet edilmemesi için ortada somut bir gerekçe olmadığını savundu. Kaynak, Türkiye’nin Ekim ayında Şarm el-Şeyh’te düzenlenen barış zirvesine davet edildiğini hatırlatarak, ABD ve Katar ile ilişkilerinin güçlü olduğunu vurguladı.
Aynı kaynak, Türkiye’nin Şarm Deklarasyonu’nu imzaladığını ve çok uluslu istikrar gücüne katılmaya hazır olduğunu ifade ederek, “Hayır diyen tek taraf İsrail” değerlendirmesinde bulundu. Habere göre Doha ve Ankara, şu anda Washington’a, Türkiye’nin konferansa dahil edilmesi için diplomatik baskı uyguluyor.
Davet Edilen Ülkeler Dikkat Çekti
Haaretz’in ulaştığı davetli listesine göre, istikrar gücüne potansiyel katkı sunması beklenen birçok ülke konferansa çağrıldı. Bu ülkeler arasında Mısır, Ürdün, Azerbaycan, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İtalya yer aldı.
Bunun yanı sıra Yemen, Kuveyt, Kazakistan, Özbekistan, Belçika, Finlandiya, Estonya, Polonya, Macaristan, Bulgaristan, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Gürcistan, Nepal, Avustralya, Yeni Zelanda, Brunei, Japonya, Güney Kore, Singapur ve hatta BM üyesi olmayan Kosova da davet edilen ülkeler arasında gösterildi. Bu tablo, Türkiye’nin listede yer almamasını daha da dikkat çekici hale getirdi.
“Ara Toplantı” Niteliğinde Bir Konferans
Haberde görüşlerine yer verilen bir Batılı diplomat, Doha’daki toplantının istikrar gücüyle ilgili nihai kararların alınacağı bir konferans olmadığını, daha çok bir “ara toplantı” niteliği taşıdığını belirtti. Diplomat, benzer bir toplantının yaklaşık iki hafta önce Washington’da yapıldığını, ordu komutanları düzeyinde bir başka toplantının ise Ocak ayında düzenlenmesinin planlandığını aktardı.
Bu süreçte Doha toplantısının, ülkelerin pozisyonlarını netleştirmesi ve olası katkı alanlarını değerlendirmesi açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.
İtalya Şu Ana Kadar Tek Somut Adım Atan Ülke
Diplomatik kaynaklara göre, şu ana kadar istikrar gücüne katılmaya açıkça karar veren tek ülke İtalya oldu. İtalya’nın, ABD’ye tahsis edebileceği asker sayısını dahi bildirdiği aktarılırken, diğer ülkelerin daha temkinli bir tutum izlediği belirtiliyor.
Batılı bir diplomat, Ocak ayında yapılması planlanan toplantıda, daha somut anlaşmaların ve bağlayıcı taahhütlerin gündeme gelmesinin beklendiğini söyledi.
Türkiye’nin Dışlanması Tartışma Yarattı
İsrail basınında yer alan bu iddia, Türkiye’nin Gazze’de kurulması planlanan uluslararası güvenlik ve istikrar mekanizmasının dışında bırakılmak istenip istenmediği sorusunu gündeme taşıdı. Ankara’nın süreçte nasıl bir diplomatik yol izleyeceği ve Washington’dan gelecek olası açıklamalar, önümüzdeki günlerde yakından takip edilecek.
