Son yıllarda Hollywood, müzik biyografileri konusunda adeta altın çağını yaşıyor. Özellikle Sam Mendes’in her bir Beatles üyesinin gözünden çekilecek dört ayrı filmden oluşan iddialı Beatles biyografi projesi, şimdiden büyük bir heyecan yaratmış durumda. Buna karşın, Oscar’a aday gösterilen Timothée Chalamet’in Bob Dylan performansı ve Jeremy Allen White’ın yakında izleyeceğimiz Bruce Springsteen rolü gibi erkek sanatçıların biyografileri gündemi meşgul etmeye devam ediyor.
Ancak tüm bu kalabalığın içinde, belki de asıl öne çıkması gereken iki önemli proje sessizce yükseliyor: Zendaya ve Lizzo, müzik tarihinin en etkileyici iki siyahi kadınını beyazperdeye taşıyacak.
Zendaya, Ronnie Spector Rolüyle Sahne Alacak
Geçtiğimiz günlerde resmiyet kazanan habere göre, Zendaya, 1960’ların efsanevi kadın grubu The Ronettes’in unutulmaz solisti Ronnie Spector’ı canlandıracak. A24 yapımı Be My Baby adlı film, Spector’un hayatını konu alacak ve Zendaya yalnızca başrol değil, aynı zamanda filmin yapımcıları arasında da yer alacak. Ünlü yönetmen Barry Jenkins imzalı film, Spector’un 1990 yılında yayımlanan anı kitabına dayanıyor. Bu biyografi, Ronnie’nin karmaşık ve acı dolu Phil Spector ilişkisini de cesurca ele alacak.
Zendaya, Spector’un ölümünden sonra yaptığı duygusal paylaşımda, “Ronnie, seni tanımak hayatımın en büyük onurlarından biriydi. Hikayeni benimle paylaştığın için teşekkür ederim. Seni gururlandırmak istiyorum” sözleriyle projeye olan bağlılığını göstermişti.
Lizzo, Sister Rosetta Tharpe’yi Sinemaya Taşıyor
Diğer yandan, Amazon’un duyurduğu bir başka proje de en az Zendaya’nın filmi kadar heyecan verici. Müzik dünyasının sessiz kahramanlarından biri olan Sister Rosetta Tharpe, sonunda hak ettiği beyazperde buluşmasını yaşıyor. Lizzo, hem başrolü hem de yapımcılığı üstlendiği filmde bu öncü sanatçıyı canlandıracak. Tharpe, elektrikli gitar kullanımı ve sahne karizmasıyla, Elvis Presley’den Chuck Berry’e kadar birçok rock yıldızına ilham olmuş, ama sinema dünyasında yeterince temsil edilmemiş bir figürdü.
Lizzo, sosyal medyadaki açıklamasında, “Bu filmde kimse için seçme yapılmadı çünkü bu projeyi yıllardır ben geliştiriyorum. Bu benim bebeğim, benim tutkum. Rosetta buna fazlasıyla layık” ifadeleriyle Tharpe’nin hikayesini perdeye taşımadaki kararlılığını vurguladı.
Hollywood İçin Gecikmiş Bir Dönüşüm
Son dönemde Hollywood’un müzik biyografi trendi genellikle beyaz erkek sanatçıların hikayeleriyle dolup taşarken, bu iki yapım, dengeleri değiştirecek gibi görünüyor. Sister Rosetta Tharpe ve Ronnie Spector gibi, müzik tarihine derin izler bırakmış siyahi kadın sanatçıların hikayelerinin anlatılması, sektörde çoktan hak edilen bir değişimin kapısını aralıyor.
Bu projeler yalnızca güçlü birer biyografi filmi olmakla kalmayacak, aynı zamanda müzik tarihinin uzun süredir eksik kalan önemli bir bölümünü de gün yüzüne çıkaracak. Lizzo ve Zendaya’nın projelere oyuncu kimliklerinin yanı sıra yapımcı olarak da dahil olmaları ise, bu hikayelerin anlatımında bambaşka bir samimiyet ve otantiklik vaat ediyor.
Seyirciyi Bekleyen Ne?
Her iki filmin de detaylı prodüksiyon aşamasında olduğu ve önümüzdeki yıl vizyona girmesinin beklendiği konuşuluyor. Şimdiden, müzikseverler ve sinema dünyası, Zendaya ve Lizzo’nun güçlü performanslarıyla efsaneleşmiş bu iki kadını nasıl beyazperdeye taşıyacağını merakla bekliyor.