ABD’nin Güney Carolina eyaletinde onlarca yıldır raporlanan esrarengiz Summerville Işıkları, yeni bir bilimsel çalışmaya göre doğaüstü değil, yer bilimleriyle açıklanabilir bir fenomen olabilir. Araştırmayı yürüten ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) jeologu Susan Hough, ışıkların kaynağının depremler sırasında salınan yer altı gazlarının tutuşması olabileceğini öne sürdü.
Summerville Işıkları Efsanesi ve Bilimsel Şüphe
1950’lerden bu yana, Summerville kasabasındaki eski demiryolu hattı boyunca süzülen gizemli ışıklar, halk arasında “hayalet ışıkları” veya “Summerville Işığı” olarak biliniyor. Efsaneye göre bu ışıklar, bir tren kazasında hayatını kaybeden bir işçinin eşinin elindeki fenerin yansımasıydı. Ancak Hough’un bulguları, olayın ardında daha somut bir jeolojik mekanizma olabileceğini gösteriyor.
Depremler ve Gazların Rolü
Bölge, yüzeyde büyük faylar barındırmasa da tarihsel olarak sismik hareketliliğe sahip. Özellikle 1886’da Charleston yakınlarında meydana gelen 7.0 büyüklüğündeki deprem ve ardından gelen yüzlerce artçı sarsıntı, yer kabuğunda çatlaklar ve gaz çıkış noktaları oluşturdu. Hough, bu çatlaklardan çıkan metan ve radon gibi gazların, tren kıvılcımları veya statik elektrikle kolayca alev alabileceğini savunuyor.
Tarihsel Veriler Ne Gösteriyor?
Hough, 1890-1960 arasındaki sismik verileri incelediğinde, gözlemlerle eş zamanlı küçük ölçekli depremlerin yaşandığını tespit etti. Özellikle 1959 ve 1960 yıllarında bölgedeki 4 büyüklüğüne yakın depremlerden sonra Summerville Işıkları’na dair raporlar arttı. Çalışmada ayrıca, bölgedeki küçük sarsıntıların, kapıların açılıp kapanması, araçların sallanması ve adım sesleri gibi başka paranormal olaylarla da ilişkilendirilebileceği belirtildi.
Benzer Olaylar Dünyanın Başka Yerlerinde de Görüldü
Hough, yalnızca Summerville değil, dünyanın birçok yerindeki hayalet ışığı efsanelerinin de benzer bir mekanizmaya dayanabileceğini söylüyor. Örneğin, 1977’de Romanya’nın Brasov kentinde, bir 7.2 büyüklüğündeki depremin ardından benzer ışıklar fotoğraflanmıştı. Bu tür “deprem ışıkları”, aktif fay hatları üzerinde sıkça raporlanıyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Japonya’daki Shinshu Üniversitesi’nden deprem bilimci Yuji Enomoto, Hough’un hipotezini makul bulduğunu ancak tam anlamıyla kanıtlanması için daha fazla jeolojik veri gerektiğini belirtti. Özellikle metan oluşumuna uygun oksijensiz ortamlar, organik madde varlığı ve radon üretebilecek granit bazlı kayaçların tespit edilmesi halinde hipotez güç kazanabilir.
Depremler ve Hayalet Hikayeleri Arasındaki Bağ?
Hough’a göre, ABD’nin birçok bölgesinde tren yolları ve eski yerleşimlerde anlatılan hayalet hikayelerinin arkasında da benzer mekanizmalar olabilir. Hough, “Belki de hayaletler değil, sığ aktif fayların işaret ışıklarıdır,” diyerek paranormal hikayelerin bilimsel kökenlere dayanabileceğini savunuyor.