ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela’ya yönelik “geniş çaplı bir askeri saldırı” düzenlendiğini ve Nicolas Maduro’nun ele geçirilerek ülke dışına çıkarıldığını açıklaması, uluslararası arenada sert ve hızlı tepkilere yol açtı. Latin Amerika’dan Avrupa’ya, Ortadoğu’dan Rusya’ya kadar birçok ülke, Washington’un iddiasını egemenlik ihlali, silahlı saldırganlık ve uluslararası hukukun açık ihlali olarak nitelendirdi.
Açıklamanın ardından Karakas’ta patlama sesleri duyulduğu, alçaktan uçan askeri hava araçlarının görüldüğü ve başkentte paniğin yayıldığı bildirildi. Böylece diplomatik gerilim, sahaya yansıyan askeri görüntülerle birlikte yeni ve tehlikeli bir evreye taşındı.
Trump’ın Açıklaması Ve Washington’un Tutumu
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda ABD’nin Venezuela içinde “büyük ölçekli bir operasyon” yürüttüğünü savundu. Paylaşımda, operasyonun ABD kolluk kuvvetleriyle koordinasyon içinde gerçekleştirildiği ve bu süreçte Maduro ile eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığı iddia edildi. ABD basınında yer alan haberler de Cumartesi günü erken saatlerde Venezuela’da ABD’ye ait hava saldırıları düzenlendiğini aktardı.
Washington cephesinden gelen bu açıklamalar, kısa sürede küresel diplomatik yankı yarattı. Özellikle operasyonun doğrudan askeri müdahale olarak tanımlanması, uluslararası hukuk tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Venezuela: “Son Derece Ciddi Bir Askeri Saldırı”
Al Jazeera’nin aktardığına göre Venezuela hükümeti, saldırıyı doğrulayarak ABD’yi sert bir dille suçladı. Yapılan resmî açıklamada, Washington’un ülkenin topraklarına ve halkına yönelik “son derece ciddi bir askeri saldırı” gerçekleştirdiği vurgulandı.
Karakas’ta patlamaların duyulduğu, askeri uçakların alçaktan uçtuğu ve sivillerin panik içinde sokaklardan kaçtığı bildirildi. Venezuela yönetimi, bu saldırının yalnızca mevcut hükümeti değil, ülkenin ulusal egemenliğini hedef aldığını savundu.
ABD İçinden Sert Mesajlar
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Venezuela için yeni bir şafak. Tiran gitti ve suçlarının hesabını verecek” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Washington’un operasyonu bir rejim değişikliği hamlesi olarak gördüğüne dair yorumları güçlendirdi.
Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee ise Maduro’nun ABD’de yargılanacağını kendilerine bildirildiğini söyledi. Lee, gözaltı sonrası Venezuela’ya yönelik yeni bir askeri adım planlanmadığını da ifade etti.
Kolombiya Sınıra Asker Konuşlandırdı
Bölge ülkelerinden gelen tepkiler, saldırının Latin Amerika’da ciddi bir kırılma yarattığını gösterdi. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela’nın egemenliğine yönelik saldırıyı reddettiklerini belirterek barış ve uluslararası hukuk çağrısı yaptı.
Petro, gelişmelerin ardından Kolombiya ordusunun Venezuela sınırına asker konuşlandırdığını duyurdu. Paylaşımında, “Dünyanın tamamını Venezuela’ya saldırdıkları konusunda uyarıyorum” ifadelerini kullanan Petro, Latin Amerika’nın egemenliğinin tehdit altında olduğunu savundu.
İran’dan BM’ye Acil Çağrı
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine” yönelik askeri saldırısını sert bir dille kınadı. Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunan Tahran, saldırının BM Şartı’na açıkça aykırı olduğunu vurguladı.
ISNA’nın aktardığı açıklamada, ABD’nin bağımsız bir BM üyesi devlete karşı askeri güç kullanmasının bölgesel ve küresel istikrarsızlığa yol açacağı ifade edildi. İran, saldırının faillerinin ve planlayıcılarının hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Küba: “Devlet Terörü”
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD’nin eylemini “suç niteliğinde bir saldırı” ve “devlet terörü” olarak tanımladı. Havana yönetimi, saldırının yalnızca Venezuela’ya değil, tüm Latin Amerika’ya yönelik bir mesaj taşıdığını savundu ve uluslararası toplumu acil tepki vermeye çağırdı.
Rusya: “Silahlı Saldırganlık”
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Washington’un adımını açık biçimde “silahlı saldırganlık” olarak nitelendirdi. Moskova, daha fazla tırmanmanın önlenmesi gerektiğini vurgularken çözümün diyalog ve diplomasi yoluyla bulunabileceğini ifade etti. Açıklamada, Venezuela halkının geleceğini dış müdahale olmaksızın belirleme hakkına sahip olduğu özellikle vurgulandı.
Avrupa’dan Temkinli Mesajlar
Avrupa ülkelerinden gelen açıklamalar daha temkinli ve dengeli oldu. İspanya Dışişleri Bakanlığı, Venezuela’da tansiyonun düşürülmesi, itidal ve uluslararası hukuka saygı çağrısında bulundu. Madrid yönetimi, gerekmesi halinde arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını açıkladı.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise ülkede yaşayan yaklaşık 160 bin İtalyan vatandaşın güvenliği için diplomatik temasların sürdüğünü belirtti.
Yeni Bir Küresel Kırılma Noktası Mı?
Uzmanlara göre ABD’nin Venezuela’ya yönelik doğrudan askeri müdahalesi, Latin Amerika’daki siyasi dengeleri derinden sarsma potansiyeline sahip. Aynı zamanda bu adımın, uluslararası hukuk, egemenlik ve rejim değişikliği tartışmalarını uzun süre gündemde tutacağı öngörülüyor.
Venezuela’daki saldırı, haftalardır tırmanan gerilimin ardından gelmesi nedeniyle, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte sonuçlar doğurabilecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
