Dem Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerle ilgili yürüttükleri ziyaretler kapsamında Chp Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi. Görüşme sonrası yapılan ortak basın açıklamasında, sahadaki insani tablonun ağırlaştığı vurgulanırken, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın İnsani Yardım amaçlı açılması çağrısı öne çıktı. Liderler ayrıca, bölgede yeniden güç kazandığı ifade edilen IŞİD riskine dikkat çekti.
Görüşmenin Gündemi Ne Oldu?
Dem Parti heyeti, Suriye’nin kuzeyinde yaşandığı belirtilen çatışma ve kuşatma iddialarıyla bağlantılı olarak siyasi parti, sendika ve meslek örgütleriyle temas trafiği yürütüyor. Bu ziyaretlerin ilk durağı Chp Genel Merkezi oldu. Görüşmede hem insani durum hem de bölgesel güvenlik başlıkları ele alınırken, açıklamalarda “diyalog ve müzakere” vurgusu dikkat çekti.
Mürşitpınar Sınır Kapısı İçin İnsani Yardım Çağrısı
Ortak açıklamanın en somut talebi, Mürşitpınar Sınır Kapısı üzerinden İnsani Yardım akışının sağlanması oldu. Özgür Özel, yardımların farklı güzergâhlardan ulaştırılmasına dair anlatımların bulunduğunu ancak “en pratik ve en garanti yolun” Mürşitpınar Sınır Kapısı olduğunu savundu. Özel’e göre bu kapı, kuşatma hattını aşmaya çalışmadan yardımların doğrudan hedef noktaya ulaşmasına imkân tanıyabilir.
Dem Parti tarafı da özellikle Kobani başta olmak üzere sivil nüfusun zorlandığı alanlara “acil insani koridor” oluşturulması gerektiğini söyledi. Açıklamalarda, elektrik ve su kesintileri ile kış şartlarının ağırlaştırdığı insani risklerin altı çizildi.

Kobani Vurgusu Ve Sahadaki İnsani Tablo
Basın toplantısında Kobani’ye ilişkin ifadeler, görüşmenin merkezindeki insani başlıkları görünür kıldı. Tuncer Bakırhan, Kobani’de abluka koşullarından söz ederek temel hizmetlere erişimde zorluklar bulunduğunu, bu nedenle hızlı ve güvenli bir İnsani Yardım mekanizması gerektiğini dile getirdi. Bu noktada Mürşitpınar Sınır Kapısı ve ayrıca Nusaybin hattı, “insani koridor” tartışmasının ana eksenleri olarak gösterildi.
Özgür Özel de benzer şekilde, yardımların doğru yere ulaşmasının kritik olduğunu, lojistik risklerin azaltılması için Mürşitpınar Sınır Kapısı seçeneğinin öne çıktığını belirtti.
IŞİD Uyarısı: “Tehdit Sadece Kobani İle Sınırlı Değil”
Açıklamada güvenlik başlığı, IŞİD uyarısı üzerinden genişledi. Bakırhan, IŞİD’in yeniden canlandığı zeminin iyi okunması gerektiğini savunarak, “Kürtler çekilince zafer sananların, orada palazlanan IŞİD belasını da görmesi gerekir” mesajını verdi.
Özel de IŞİD’in bir “siyasi unsur” gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayan bir çerçeve çizdi ve Türkiye açısından da hassasiyet gerektiğini belirtti.
Ortak Dil: Barış, Diplomasi Ve Nefret Söylemine Mesafe
Ortak açıklamada dikkat çeken bir diğer hat, Türkiye’de ve bölgede yükseldiği iddia edilen kutuplaştırıcı dile karşı mesafe konulması oldu. Dem Parti yöneticileri, sahadaki çatışmanın diyalogla çözülmesi gerektiğini, içeride ise nefret dili yerine kapsayıcı bir siyaset dilinin önem kazandığını söyledi. Chp tarafı da benzer biçimde, farklı kimliklerin bir arada yaşamasını güçlendiren bir çizgi vurgusu yaptı.
Bu çerçevede çağrının iki ayağı öne çıktı: Bir yanda İnsani Yardım hatlarının açılması, diğer yanda ise IŞİD gibi yapıların güç kazanma ihtimaline karşı bölgesel istikrarın diplomasiyle desteklenmesi.
Süreç Nasıl Devam Edebilir?
Görüşmenin ardından beklenti, Mürşitpınar Sınır Kapısı konusunda yürütme organlarının ve ilgili kurumların nasıl bir pozisyon alacağına odaklandı. Öte yandan, Dem Parti’nin siyasi partilerle temaslarını sürdürmesi ve İnsani Yardım gündeminin yerel yönetimler düzeyinde de koordinasyon ihtiyacı doğurması bekleniyor.
