Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk yapımlarının küresel ölçekte ulaştığı etkiyi merkeze alan yeni bir destek modelini kamuoyuna duyurdu. Buna rağmen, açıklanan model yalnızca finansal bir teşvik olarak okunmuyor. Bununla birlikte, Türk dizileri artık doğrudan turizm tanıtımı ve kültürel diplomasi araçlarından biri olarak konumlandırılıyor. Dolayısıyla, yurt dışında yayınlanan her bölüm için sağlanacak destek, sektörün küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
Öte yandan, yaklaşık 170 ülkede bir milyara yakın izleyiciye ulaşan Türk dizileri, Türkiye’nin yumuşak gücünü besleyen en görünür unsurlardan biri haline gelmiş durumda. Buna karşın, bugüne kadar uygulanan teşvik modellerinin yeni dönemin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığına dikkat çekiliyor.
Yeni Destek Modeli Nasıl İşleyecek
Açıklanan modele göre, yurt dışında yayınlanan dizilerin her bölümü için 100 bin dolar karşılığı Türk lirasına kadar destek sağlanacak. Buna rağmen, destekler doğrudan ve koşulsuz şekilde verilmeyecek. Bununla birlikte, Mehmet Nuri Ersoy, belirli kriterlerin karşılanmasının zorunlu olacağını vurguladı.
Bu çerçevede, Türk dizilerinin Türkiye’nin tanıtımına katkısı, dizilerin yayınlandığı ülke sayısı ve hedef pazarlarla uyumu değerlendirme ölçütleri arasında yer alıyor. Dolayısıyla, yalnızca yüksek izlenme değil; turizm tanıtımı açısından stratejik değer taşıyan projeler öne çıkacak.

100 Bin Dolar Desteğin Detayları Netleşti
Yeni modelde, dizilerin yurt dışına genellikle 40–45 dakikalık bölümler halinde ihraç edilmesi dikkate alınarak hesaplama yapılacak. Buna rağmen, destek miktarı Türkiye’de yayınlanan süre baz alınarak belirlenecek. Bununla birlikte, her bir yurt dışı bölümü için azami destek tutarının yaklaşık 33 bin dolar karşılığı Türk lirası olacağı ifade ediliyor.
Bu yaklaşım, Türk dizilerinin üretim kalitesini koruyarak ihracat gelirlerini artırmayı amaçlıyor. Öte yandan, yapımcılar için finansal sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi de hedefler arasında yer alıyor.
TGA Ve Tanıtım Stratejisinde Yeni Dönem
Yeni modelde TGA aktif bir rol üstlenecek. Buna karşın, bu rol yalnızca fon dağıtımıyla sınırlı kalmayacak. Bununla birlikte, dizi içeriklerine Türkiye’nin tarihi, doğal ve gastronomik değerlerinin entegre edilmesi planlanıyor. Böylece, turizm tanıtımı yalnızca reklam filmleriyle değil; hikâye anlatımı üzerinden yürütülecek.
Öte yandan, dijital kısa video içerikleri ve 30 saniyelik tanıtım filmleri satın alınarak dizilerin küresel bilinirliğinden faydalanılacak. Dolayısıyla, izleyici kitlesinin duygusal bağ kurduğu karakterler üzerinden Türkiye’nin tanıtımı yapılacak.
Oyuncular Turizm Elçisine Dönüşecek
Yeni vizyonun dikkat çeken başlıklarından biri, dünyaca tanınan oyuncuların turizm tanıtımı için “elçi” rolü üstlenmesi. Buna rağmen, bu yaklaşım klasik reklam kampanyalarından farklı bir model sunuyor. Bununla birlikte, dizilerde görülen mekânların doğrudan seyahat motivasyonuna dönüşmesi hedefleniyor.
Bu kapsamda, sahillerden tarihi yapılara, gastronomiden doğa turizmine kadar pek çok değer, Türk dizileri aracılığıyla küresel izleyiciye sunulacak. Dolayısıyla, ekran turizmi kavramı, geçici bir trend olmaktan çıkarılarak kalıcı bir stratejiye dönüştürülüyor.
Sektör İçin Stratejik Eşik
Açıklanan destek modeli, dizi sektörünü yalnızca içerik üreticisi olmaktan çıkarıp, doğrudan turizm tanıtımı ve kültürel diplomasi unsuru haline getiriyor. Buna karşın, sektör temsilcileri bu tür desteklerin sürdürülebilir olması gerektiğine dikkat çekiyor. Bununla birlikte, ihracat geliri 1 milyar doları aşan Türk dizileri, küresel ölçekte rekabet eden büyük televizyon endüstrileri arasında yer alıyor.
Bu tablo, yeni destek modelinin yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda kültürel etki bakımından da stratejik bir hamle olarak görülmesini sağlıyor.
Kültürel Diplomasi Ve Kamu Diplomasisi Boyutu
Yeni destek mekanizması, yalnızca Türk dizilerini değil; Türkiye’nin kültürel diplomasi araçlarını da güçlendirmeyi hedefliyor. Buna rağmen, bu yaklaşımın etkili olabilmesi için içerik kalitesinin korunması ve özgün hikâyelerin teşvik edilmesi önem taşıyor. Bununla birlikte, uluslararası festivallerde yer alan yapımların da desteklenmesi, Türkiye’nin kültürel görünürlüğünü artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.
Bu çerçevede, Mehmet Nuri Ersoy tarafından açıklanan model, dizi sektörünü turizm politikalarıyla entegre eden yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Kaynak: AA
