Kredi sigortası ve risk analizi alanında faaliyet gösteren Allianz Trade, yayımladığı yeni Ülke Risk Atlası ile küresel ekonomide yaşanan dalgalanmaların boyutuna dikkat çekti. Şirketin Üst Yöneticisi Aylin Somersan Coqui, küresel ekonominin son 10 yılın en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadığını belirterek, bu sürecin arkasında yapısal dönüşümlerin ve eş zamanlı şokların bulunduğunu vurguladı. Bu nedenle küresel görünüm, yalnızca kısa vadeli dalgalanmalardan değil; uzun vadeli dönüşüm baskılarından da etkileniyor. Bununla birlikte Küresel Ekonomideki bu kırılganlık, şirketler ve ülkeler açısından risk yönetimini daha kritik hâle getiriyor.
Buna karşın yayımlanan Ülke Risk Atlası, küresel risk görünümünde sınırlı da olsa bir iyileşme eğilimine işaret ediyor. Özellikle 2025’te risk notu iyileştirilen ülkelerin sayısının, notu düşürülen ülkelere kıyasla belirgin biçimde artması, küresel tabloya temkinli bir iyimserlik katıyor. Ancak eş zamanlı olarak, büyük ekonomilerde devam eden kırılganlıklar, belirsizliğin henüz sona ermediğini ortaya koyuyor.
Ülke Risk Atlası Küresel Tabloyu Nasıl Okuyor
Allianz Trade tarafından hazırlanan Ülke Risk Atlası, küresel gayrisafi yurt içi hasılanın büyük bölümünü temsil eden 83 ülkenin ekonomik görünümünü kapsıyor. Bu kapsamda rapor, her çeyrek güncellenen tescilli risk derecelendirme modeliyle ülkelerin risk profillerini değerlendiriyor. Buna göre 2025 yılında risk notu iyileştirilen ülke sayısı, risk notu düşürülen ülkelere kıyasla neredeyse iki katına çıktı. Bu tablo, küresel ölçekte risk görünümünde görece bir toparlanma eğilimi olduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte raporda, notu düşürülen ülkelerin sayısının önceki yıla göre artış göstermesi dikkat çekiyor. Özellikle Fransa, Belçika ve ABD gibi büyük ekonomilerin bu grupta yer alması, orta vadede şirketler için belirsizliklerin sürebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle Ülke Risk Atlası, yalnızca olumlu eğilimlere değil; aynı zamanda risk kümelerinin yoğunlaştığı alanlara da dikkat çekiyor.
Türkiye Ekonomisi İçin Görece Dirençli Görünüm
Raporda Türkiye Ekonomisi için görece dirençli bir görünüm öne çıkarılıyor. 2026-2027 döneminde güçlü iç tüketim ve altınla bağlantılı servet etkisi sayesinde yaklaşık yüzde 3,7 büyüme öngörülüyor. Buna karşın enflasyon riskleri ve yüksek borçlanma maliyetleri, özellikle ihracatçı şirketlerin kâr marjları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Buna rağmen Türkiye, risk notu iyileştirilen ülkeler arasında yer alarak olumlu bir ayrışma sergiliyor.
Bu çerçevede Allianz Trade, yoğun ticari gerilimlere ve çok yönlü siyasi ile jeopolitik risklere rağmen, 2025 yılında küresel risk görünümünde genel bir iyileşme eğilimi oluştuğunu belirtiyor. Arjantin, Ekvador, Macaristan, İtalya, İspanya, Vietnam ve Türkiye gibi ülkelerin risk notlarının yükseltilmesi, bu eğilimin somut göstergeleri arasında yer alıyor.
Derecelendirmeler Şirketler İçin Neden Önemli
Allianz Trade Gelişmekte Olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Luca Moneta, ülke derecelendirmelerinin şirketler açısından kritik bir yol gösterici işlev gördüğünü ifade ediyor. Ekonomik, politik ve iş ortamına ilişkin göstergelerin yanı sıra sürdürülebilirlik başlıklarının da değerlendirmeye dahil edildiğini vurgulayan Moneta, kısa ve orta vadeli göstergelerin harmanlanmasıyla oluşturulan derecelendirmelerin, çoklu krizlerin yaşandığı bir dünyada karar vericiler için pragmatik bir pusula görevi gördüğünü belirtiyor.
Buna ek olarak derecelendirmeler, şirketlerin ekonomik oynaklıkları aşma, nakit akışlarını koruma ve risk farkındalığını rekabet avantajına çevirme süreçlerinde yol gösterici bir rol üstleniyor. Bu nedenle Ülke Risk Atlası, yalnızca makroekonomik bir analiz aracı değil; aynı zamanda mikro ölçekte işletmelerin stratejik planlamalarında da kullanılan bir referans hâline geliyor.
Yapay Zeka, İklim Ve Ticaret Şokları Aynı Anda Etkiliyor
Aylin Somersan Coqui, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu zorlukların tekil değil; eş zamanlı şokların birleşimi olduğunu vurguluyor. Bu çerçevede Yapay Zeka, demografi, İklim Değişikliği, ticaret ve düzenlemeler gibi alanlardaki dönüşümlerin aynı anda etkili olması, küresel ölçekte kırılganlığı artırıyor. Bu durum, şirketler için yalnızca finansal değil; operasyonel ve stratejik risklerin de eş zamanlı yönetilmesini zorunlu kılıyor.
Buna karşın dayanıklılığın arttığı bazı alanlar bulunmasına rağmen, büyük ekonomilerde risk kümelerinin varlığını sürdürmesi dikkat çekiyor. Özellikle orta vadeli makroekonomik ortamın bazı ülkelerde bozulması, küresel ekonomideki dalgalanmanın derinleşebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle şirketlerin, yalnızca mevcut riskleri değil; potansiyel kırılma noktalarını da yakından izlemesi gerekiyor.
Belirsizlik Yüksek, Risk Yönetimi Kritik
Rapora göre belirsizlik seviyesinin yüksek seyretmesi, şirketlerin ülke bazlı ve seçici bir yaklaşım benimsemesini gerekli kılıyor. Bu bağlamda Allianz Trade, transfer ve konvertibilite koşullarının, mali gidişatların ve ticaret risklerinin sürekli izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Böylece şirketlerin, olası dönüm noktalarına hazırlıklı olması ve varlıklarını korurken işlerini genişletebilmesi hedefleniyor.
Bu tablo, Küresel Ekonomideki dalgalanmanın kısa vadede sona ermeyeceğini gösteriyor. Ancak doğru risk yönetimi ve stratejik planlama ile şirketlerin bu çalkantılı dönemi avantaja çevirebileceği de vurgulanıyor. Böylece Ülke Risk Atlası, yalnızca mevcut riskleri değil; aynı zamanda fırsat alanlarını da görünür kılan bir çerçeve sunuyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
