Oxford Üniversitesi’nden Prof. Michael Wooldridge, teknoloji şirketlerinin Yapay Zeka ürünlerini piyasaya sürmek için girdiği hız yarışının, tüm sektörü sarsabilecek büyük bir felaketi tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Uzman isme göre şirketler, pazarda öne çıkma baskısıyla güvenlik testlerini ve olası risk analizlerini yeterince derinleştirmeden ürünleri yaygın kullanıma açıyor. Bu da tek bir kritik hatanın, küresel ölçekte yıkıcı etki yaratma ihtimalini artırıyor.
“Hindenburg Anı” Senaryosu Giderek Gerçekçi Hale Geliyor
Prof. Michael Wooldridge, bu riski tarihe geçen Hindenburg faciası ile kıyaslıyor. 1937’de meydana gelen bu felaketin ardından hava gemilerine duyulan güvenin bir daha geri gelmediğini hatırlatan uzman, benzer bir kırılmanın Yapay Zeka için de yaşanabileceğini söylüyor.
Tek bir büyük kazanın, yalnızca bir şirketi değil; tüm Yapay Zeka ekosistemini tartışmalı hale getirebileceği vurgulanıyor.
Olası Senaryolar: Otomobilden Havacılığa Zincirleme Etki
Uzmanların dikkat çektiği risk senaryoları oldukça çarpıcı:
- Otonom araçlar için yayımlanan hatalı bir güncellemenin ölümcül kazalara yol açması
- Yapay Zeka destekli bir siber saldırının küresel hava trafiğini felç etmesi
- Büyük bir finans kuruluşunun AI tabanlı hatalı kararlar nedeniyle çöküşe sürüklenmesi
Bu tür bir olayın, yalnızca teknolojiye olan güveni değil; regülasyonları, yatırımları ve kamuoyunun yaklaşımını da kökten değiştirebileceği belirtiliyor.
“Günümüz Yapay Zekası Sanıldığı Kadar Güvenilir Değil”
Prof. Michael Wooldridge, bugünkü Yapay Zeka sistemlerinin, kamuoyunda algılandığı kadar sağlam temellere dayanmadığını vurguluyor.
Büyük dil modellerinin, yanıtlarını kesin bilgiye değil; olasılıklara dayalı tahminlere göre ürettiğini belirten uzman, bu nedenle Yapay Zeka araçlarının bazı alanlarda son derece başarılıyken, bazı durumlarda ciddi hatalar yapabildiğini ifade ediyor.
En Büyük Tehlike: Eminmiş Gibi Konuşan Yanlış Cevaplar
Uzmanlara göre Yapay Zeka sistemlerinin en riskli yönlerinden biri, yanlış bilgi üretirken bile son derece kendinden emin bir dil kullanması.
Bu durum, kullanıcıların hatalı cevapları sorgulamadan kabul etmesine yol açabiliyor. Özellikle insan benzeri dil kullanımı, Yapay Zeka ile duygusal bağ kurulmasına kadar varan yeni risk alanları oluşturuyor.
“Bunlar Sadece Gelişmiş Araçlar”
Prof. Michael Wooldridge, şirketlerin Yapay Zeka sistemlerini bilinçli varlıklarmış gibi sunmasının tehlikeli bir algı yarattığını belirtiyor. Uzman, bu teknolojilerin gerçekte yalnızca gelişmiş araçlar olduğunu ve insan gibi düşünme kapasitesine sahip olmadığını vurguluyor.
Kamuoyunun, Yapay Zeka ürünlerini “her şeyi bilen varlıklar” olarak değil, sınırları olan sistemler olarak görmesi gerektiği ifade ediliyor.
Güvenli Geliştirme Baskının Önüne Geçmeli
Uzmanlara göre sektörün önündeki en kritik sınav, hız ve kâr baskısını dengeleyerek Yapay Zeka geliştirme süreçlerinde güvenliği merkeze almak.
Aksi halde tek bir büyük hata, tüm dünyada Yapay Zeka teknolojilerine yönelik bakışı uzun yıllar boyunca geri dönülmez biçimde değiştirebilir.
Kaynak: The Guardian
