Modest Mussorgsky’nin “Khovanşçina” adlı operası, yazıldığı 19. yüzyılın izlerini taşısa da, bugün Avrupa’da yeniden yorumlanarak sahneye konuluyor. 1680’lerin çalkantılı Rusya’sında geçen ve siyasi kargaşayı, toplumsal parçalanmayı ve kültürel kimlik çatışmalarını konu alan eser, günümüz dünyasındaki gelişmelerle olan paralellikleri sayesinde yeniden gündeme geldi.
Savaş, güç mücadeleleri, Avrupa ile yakınlaşma ikilemi ve halkın umutsuzluğu gibi temalar barındıran Khovanşçina, artık yalnızca klasik müzik tutkunlarının değil, siyasi ve kültürel yorumcuların da ilgisini çekiyor. Avrupa’nın dört bir yanında sahnelenmeye başlayan bu opera, izleyicilere sadece bir sanat eseri değil, aynı zamanda çağdaş bir yorum sunuyor.
Sahne Kremlin, Karakterler Günümüzün Gölgesinde
Geçtiğimiz yaz, Berlin Staatsoper‘de sahnelenen yapım, açılış sahnesini günümüz Kremlin’inde başlattı. Tüm opera, modern bir propaganda gösterisine dönüştürülerek, izleyiciye geçmiş ile bugünün iç içe geçtiği çarpıcı bir tablo sundu. Aynı şekilde Cenevre’deki yapımda, 17. yüzyılın katibi bir hacker olarak sahneye çıkarıldı ve arkada Rusça bilgisayar kodları ekranlara yansıtıldı.
Bu modern yaklaşımlar, operanın tarihsel dokusunu korurken, anlatımı bugünün siyasi atmosferine taşıyor. Devlet televizyonlarında yapılan siyasi tartışmalar, sahnede operanın bir parçası haline geliyor ve geçmişle bugünün gerçekleri bir arada yorumlanıyor.
Salzburg’da Güncel Bir Rezonans
Simon McBurney tarafından yönetilen yeni yapım, Salzburg Paskalya Festivali’nde sahneye konacak. McBurney, yapımı “bugüne dair bir anlatım” olarak tanımlarken, Khovanşçina’yı “hem ürkütücü hem de büyüleyici” olarak nitelendirdi. Salzburg’daki prova fotoğraflarında karakterler, çağdaş kıyafetler içinde, devlet sembolleriyle bezenmiş kürsülerde konuşma yaparken görülüyor.
İlginç bir detay ise McBurney’nin bu operayı 2022 yılında Bolşoy Tiyatrosu’nda sahnelemeyi planlamasıydı. Ancak Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi ve Bolşoy’un başına Putin’e yakınlığıyla bilinen Valery Gergiev’in gelmesi, bu planı imkânsız hale getirdi. Bunun yerine Salzburg’daki yapım, New York Metropolitan Operası’yla ortaklaşa sahnelenecek.
Evrensel Bir Opera: Khovanşçina
Esa-Pekka Salonen, Salzburg’daki yapımın orkestra şefi olarak, eserin günümüzle olan benzerliklerine dikkat çekti: “Librettoda birkaç isim değiştirseniz, bugünü anlatıyor olurdu.” Bu sözler, Khovanşçina’nın sadece Rusya’ya değil, evrensel siyasi ve toplumsal krizlere de ışık tuttuğunu gösteriyor.
Aynı görüşü paylaşan bir diğer yönetmen, Cenevre’deki yapımı sahneleyen Calixto Bieito oldu. Bieito, doğrudan günümüzle bağ kurmak istemediğini söylese de, operadaki çağrışımların izleyici tarafından kolayca kurulduğunu ifade etti. Gerçekten de eserdeki bölünmüş siyasi elitler, dış dünyayla ilişkiler ve toplumun yön arayışı, günümüz dünyasında pek çok ülkenin içinde bulunduğu tabloyu andırıyor.
Rus Operasına Batı’da Açılan Yeni Kapı
Doğu Avrupa’da ise durum farklı. Polonya Ulusal Operası, Mussorgsky’nin bir diğer eseri olan Boris Godunov’u sahnelemeyi planlamıştı, ancak Ukrayna’daki savaş nedeniyle iptal etti. Sanat yönetmeni Mariusz Treliński, “Böyle zamanlarda opera susar. Sessizliğimiz Ukrayna halkıyla dayanışmamızın göstergesidir,” dedi.
Buna karşın Batı Avrupa’da Rus klasiklerine olan ilgi sürüyor. Haziran ayında, sürgündeki Rus yönetmen Kirill Serebrennikov, Amsterdam’da Boris Godunov’u sahneleyecek. Serebrennikov, Moskova’daki tiyatrolarda uzun yıllar çalıştıktan sonra 2017’de tutuklanmış, iki yıl ev hapsinde kalmıştı. Şimdi ise kendi deneyimlerini bu yapımlara yansıtıyor.
“Felaketin Ayak Sesleri” Sahneye Taşınıyor
Simon McBurney, operayı yalnızca tarihsel bir anlatı olarak değil, bugünün ruh halini yansıtan bir eser olarak ele alıyor. “Bir dalganın geldiğini hissediyoruz ama ne şekilde olacağını bilmiyoruz,” diyor. Bu dalga, ister ekolojik felaket, ister savaş, ister toplumsal çöküş olsun, Khovanşçina’nın evrensel tınılarıyla örtüşüyor.
Final sahnesindeki toplu intihar ve karanlık atmosfer, izleyiciye yalnızca geçmişin bir trajedisi değil, bugünün de kaçınılmaz bir uyarısı olarak sunuluyor.